Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15121 E. 2009/16433 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15121
KARAR NO : 2009/16433
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davacılardan … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 369 ada 5 parsel sayılı 2683,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, maliki belirlenemediğinden tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiası ile ayrı ayrı dava açmışlar ve davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, davacılardan …’ın davasının reddine, …’nin davasının kabulüne ve dava konusu parselin muris … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davacılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davacı …’ın temyizi yönünden;
İncelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçe ile uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın 30-40 yıldır kullanılmadığı, zaman zaman çayır otlarının biçildiği, herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmaması nedeniyle üzerinde 15-20 yaşlarında kuşburnu, alıç, akçaağaç, ahlat, yaban elması gibi ağaçların yetiştiği, davacı … kızı …’ın ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin de bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın …’nin mirasbırakanı … … tarafından çok önceleri tarla ve çayır otlarının biçilmesi suretiyle kullanıldığı, ancak son 20 yıldır kullanılmamasının terk anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davacı ……’nin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve davacı tanığı yeminli anlatımlarında; çekişmeli taşınmazın çok önceleri davacının murisi … Aras tarafından tarla ve çayırlık olarak kullanıldığını, 30-40 yıldır kullanılmadığını, üzerindeki çayır otlarının zaman zaman biçilmek suretiyle yararlanıldığını, uzun zamandır tarımsal faaliyet yapılmaması nedeniyle üzerinde kendiliğinden kuşburnu, ahlat ve alıç ağaçlarının yetiştiğini beyan etmişlerdir. Uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde 15-20 yaşlarında kuşburnu, alıç, ahlat ve yaban elması ağaçlarının bulunduğu, 20-25 yıldır tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmiş ve bu belgeler raporun eki fotoğraflarla da doğrulanmıştır. Taşınmazın memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planından oluşan resmi belgelerde beyaz renkli açık alanda kalması ve orman sayılmayan yerlerden olması yeterli olmayıp, taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için öncelikle tarıma elverişli yani tescile tabi yerlerden olması ve zilyetliğinde aralıksız ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması gerekir. Davacı gerçek kişinin çekişmeli taşınmaz üzerinde 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen korunmaya değer ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı …’nin de davasının reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA 09/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.