Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13225 E. 2009/16710 K. 13.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13225
KARAR NO : 2009/16710
KARAR TARİHİ : 13.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 01.04.2008 tarihli dava dilekçesinde … köyü, Köyiçi Mevkiindeki yaklaşık 1000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, uzun yıllardır zilyetliğinde olduğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. maddesine göre davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece, köy tüzelkişiliği ve Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten reddine, 02.08.2007 tarihli krokide 1277 m2 yüzölçümlü (A) ile işaretli taşınmazın tarla niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 06.12.1996 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi yapılmıştır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış, 28.09.1967 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada taşlık ve çalılık ve yol boşluğu olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman olmadığı ve zilyedlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporu, tahdit haritası ile kadastro paftasının birbiri üzerine aplike edilmemesi nedeniyle yetersiz ise de bir taşınmazın orman sınırları dışında kalması ayrı, zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıdır. Dosyadaki belgelerden, davacının 28.06.2004 tarihli dilekçesiyle Mal Müdürlüğüne başvurarak çekişmeli taşınmazı satın almak istediğini bildirdiği, bunun üzerine Gebze Mal Müdürlüğü tarafından 14.09.2004 tarihinde 3091 Sayılı Yasaya göre tecavüzün menine karar verilmesinin istendiği, isteğin “süre yönünden reddine” karar verildiği, 01.04.2008 tarihinde temyize konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının dava konusu taşınmazın davalı Hazineye ait olduğunu kabul ederek satın almak istemesi, bu yerde yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığıını, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının doğmadığını ve Hazinenin üstün hakkını kabul ettiği açıktır.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan olgular göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.