YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4778
KARAR NO : 2008/8573
KARAR TARİHİ : 10.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 879 parsel sayılı 10.640 m2 yüzölçümündeki davalı … adına tapuda kayıtlı olan ve davalı Banka lehine ipotek şerhi bulunan taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescilini, davalının el atmasının önlenmesi ve ipoteğin kaldırılması istemi ile dava açmış; mahkemece, davalı gerçek kişiye karşı açılan davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) işaretli 143.95 m2 ve 1082.05 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölümlere elatmasının önlenmesine, davalı Banka aleyhine açılan davanın ise, ipoteğin kaldırılmış olması nedeniyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/11/2006 tarih, 2006/14942-16629 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “uzman orman, ziraat ve … bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda, çekişmeli taşınmazın yörede kesinleşen orman tahdit haritasına göre, (B) ve (A) harfli 1082.05 m2 ve 143.95 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (C) harfli 9414 m2 yüzölçümündeki bölümün ise, orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılamayan yerlerden olduğunu bildirmeleri üzerine, bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, yörede 1953 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışması ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının bulunduğu, davacı … Yönetiminin aynı sebeplerle açmış olduğu ve aynı gün dairemizde temyiz incelemesi yapılan dosyalarda tahdit evraklarının tamamının dosyalarda yer almadığı ,dosyada bulunan tahdit haritaları arasında açı ve mesafe farklılıklarının bulunduğu ve uzman bilirkişiler tarafından sadece aplikasyon haritası uygulanmak sureti ile incelemenin yapıldığı, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumunun o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirleneceği, ilk tahdit haritası ile aplikasyonun çelişmesi halinde ilk tahdit haritası, tahdit haritası ile de tutanakların çelişmesi halinde ise; kural olarak çalışma tutanaklarındaki anlatımın, açı ve mesafelerin esas alınmasının gerektiği, aplikasyon işleminin; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurulacak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide
belirlenip ihya edilmesinden-yenilenmesinden ibaret olup bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulmasının zorunlu olduğu, (02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.) aplikasyon işleminin … bir orman kadastrosu olmadığı, aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırlarının değiştirilemeyeceği, kesinleşmiş orman sınırlarını değiştirerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliğinin bulunmadığı açıklandıktan sonra mahkemece Orman İşletme Müdürlüğünden, orman sınır noktaları okunaklı olarak işlenmiş ve aslına göre renklendirilmiş 1953 ve 1993 yıllarına ait onaylı orman tahdit harita örnekleri, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve ilan tutanaklarının getirtilmesi; önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların arza uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır” hükmü gereğince 1953 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve kadastro paftası açı ve mesafeler göz önüne alınarak sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak ilk tesis edilen orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek en az ada bazında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktalarının birer birer zeminde bulunması ve yerlerinin işaretlenmesi; orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulması, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmediklerinin saptanması, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup, 1953 yılı orman kadastrosunda uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek orman sınır noktalarının birer birer bulunup zeminde işaretlenmesi, 1953 tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1953 ve 1993 yıllarında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan haritanın bu çalışmalarda uygulanan yöntem ve araçlar ile yerine uygulanması, çekişmeli taşınmazların bu orman sınır hatlarına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, haritalar arasında farklılık varsa nereden kaynaklandığının belirlenmesi, bilirkişi kuruluna, uygulanan tüm haritaların ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlettirilerek, çekişmeli taşınmazların 1953 yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman kadastrosunda oluşturulan orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ve 1993 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile oluşturulan ve aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattına göre çekişmeli taşınmazın konumunu ada bazında gösteren, orman sınır hatları ile irtibatlı kroki düzenlettirilmesi, 1953 yılından sonra yapılan çalışmaların sadece aplikasyon uygulaması olduğu ve yapılan aplikasyon uygulaması ile kesinleşmiş orman tahdit hattının değiştirilemeyeceği ve bu çalışma ile düzenlenen tahdit haritasının hukuki geçerliliğinin olmadığının gözönünde bulundurulması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 130.42 m2, (C) harfi ile gösterilen 501.12 m2 ve (D) harfi ile gösterilen 355.72 m2 olmak üzere toplam 985.26 m2’lik bölümüne ait tapunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline, bu bölümlere davalı gerçek kişinin el atmasının önlenmesine, dava konusu taşınmaz üzerine davalı … tarafından konulan ipoteğin dava sırasında kaldırılmış olduğu anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş bu karar davacı … Yönetimi ile davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Yörede 4785 Sayılı Yasa nazara alınarak 1953 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 10/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.