YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14082
KARAR NO : 2008/684
KARAR TARİHİ : 23.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve müdahil davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ve müdahil davacı gerçek kişiler, … Mahallesi 80 ada 4 nolu parselin 52840 m2 yüzölçümü ile adlarına tescil edildiğini, ancak 1944 tarihli tapu sınırlarının daha geniş olduğunu ve tapu sınırları içinde olup meyvelik olarak kullanılan taşınmazlarının orman sınırları içinde bırakıldığını, bu kısmının tapusunun iptali ile adlarına tapuya tescilini talep etmişlerdir. Mahkemenin davanın kabulü ile 93160 m2’lik kısmın 80 ada 4 parsele eklenerek davacı ve müdahil davacılar adına tesciline dair verdiği karar 20. Hukuk Dairesinin 22.06.1998 tarihli kararı ile Hazine ve Orman Yönetiminin davaya katılımının sağlanması gereğine değinilerek bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak Orman Yönetimi ve Hazinenin davaya katılımı sağlandıktan sonra davanın kabulü ile 93160 m2’lik kısmın 80 ada 4 parsele eklenerek davacı ve müdahil davacılar adına tesciline karar verilmiş olup, bu hüküm 20. Hukuk Dairesinin 07.06.1999 tarihli ilamı ile çekişmeli taşınmazın memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planında ne şekilde gösterildiğinin araştırılması ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti gerektiği bildirilerek bozulmuş ve mahkemenin bozmaya uyularak davanın kabulü ile 93160 m2’lik kısmın 80 ada 4 parsele eklenerek davacı ve müdahil davacılar adına tesciline dair verdiği 28.05.2003 tarihli karar bu kez 20. Hukuk Dairesinin 17.02.2004 tarih 2004/764-628 sayılı ilamı ile “hükmüne uyulan bozma ilamında önceki keşiflerde görev alan kişiler dışında üç orman bilirkişi eşliğinde keşif yapılması gereğine değinildiği halde, bir orman bilirkişi eşliğinde keşif yapılmadığı, ayrıca, bozma öncesinde dosyaya konulan raporların yetersiz olduğu, taşınmazın bazı kesimlerinin yüksek eğimli makilik (6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi gereğince orman sayılan yer) niteliği taşıdığı anlaşılmakla birlikte bu kesimlerin açıkça belirlenmediği belirtilmiş olmasına karşın bu yön üzerinde de durulamadığı;. raporda bu nitelikteki kesimlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesi kapsamında kaldığından sözedilmişse de anılan hüküm tapulu olan, aynı zamanda da … arazisi olarak kullanılan yerlere ilişkin olduğu ve gerçek kişinin çekişmeli yere uyduğu iddiası ile dayandığı ve 80 ada 3 ve 80 ada 4 parsellere de uygulandığı anlaşılan tapu kaydı usulünce uygulanmadığı, yerel bilirkişi soyut olarak kaydın uyduğundan sözetmişse de sınırları teker teker sorularak halen hangi taşınmazlara tekabül ettiği, ne şekilde, kimler elinde olduğu sorulmadığı, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilerek uygulanmadığı, bu yönü ne okudukları araştırılarak bilirkişi anlatımı denetlenmediği ve … bilirkişisinden keşfi izlemeye elverişli, kayıt sınırlarını gösterir kroki alınmadığı” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar ve müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın yörede 1975 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişiğinde bulunan ormanla birlikte 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tescil harici bırakıldığı ve halen bir bölümün eylemli orman ağaçları ile kaplı olduğu, bir kısmının … yatağı niteliğinde bulunduğu, büyük bir bölümünün yüksek eğimli erozyona tabi alanlar olup yer yer erozyondan dolayı şevlerin meydana geldiği ve davacıların tutunduğu Aralık 1944 tarih 28 nolu tapu kaydının dava dışı 80 ada 3 ve 4 nolu parsellere uygulandığı, taşınmazın belirlenen bu niteliklerine göre dayanılan tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 21/B maddesi hükmü uyarınca çekişmeli taşınmaza uyduğunun kabul edilemeyeceği gibi tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında geçerliliğinin de bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacılar adına tespit edilen 80 ada 4 nolu parsel hakkında bir dava bulunmadığından kadastro tespitinin kesinleştiği gözönünde bulundurularak bu parselin tutanak aslı ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına “dava dışı 80 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ait tespit tutanak aslı ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23/01/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.