YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6356
KARAR NO : 2023/4824
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/410 Esas, 2015/530 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İhsaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2012 tarihli ve 2011/501 Soruşturma, 2012/72 Esas, 2012/43 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/530 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ile sanığın eylemlerinden dolayı zarar oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
18.05.2011 tarihinde … İdare Mahkemesince Döğer Belediye Başkanlığı tarafından 31.05.2010 tarihinde yapılan ihalenin iptaline karar verildiği, bahse konu kararın 06.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği, belediye başkanı olan sanık tarafından ihalenin feshi ve yeni ihaleye ilişkin işlemlere başlanılması gerekirken, suç tarihi itibarıyla bu doğrultuda bir karar alınmadığı ve gerekli işlemlere başlanılmadığı, bu suretle sanığın idare mahkemesi kararı gereğince ihalenin iptali doğrultusunda gerekli işlemleri başlatması gerekirken, kararın gereğini yerine getirmemek suretiyle üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mahkeme kararının gereğini yerine getirmemek şeklindeki eyleminin aktif davranış içermemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden 257 nci maddenin birinci fıkrası gereği uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/530 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.