YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7776
KARAR NO : 2023/2249
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Genel güvenliğin tehlikeye sokulması, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2008/13797 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/644 Esas, 2009/1520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 54 üncü maddesi uyarınca suçta kullanılan av tüfeğinin müsaderesine karar verilmiştir.
3. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli, 2016/251 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeni ile geri bırakılan hükümlerin açıklanmasına ve sanığın aynı maddeler doğrultusunda cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, miras meselesi nedeni ile aralarında husumet bulunan bacanağı müşteki Hüseyin’e hitaben “bu hisseleri satan ve alan herkese bu araziyi mezar yapacağım” diyerek tehditte bulunduğu, ayrıca gece saatlerinde de köy içerisinde bulunan köprü üzerinde ateş ettiği iddialarına ilişkindir.
2. Ateş edilen köprünün köy içerinde olduğu olay yerinde yapılan araştırma neticesinde tutanak ile tespit edilmiştir.
3. 1 adet 12 (milimetre) mm çapında 94492 seri no’lu sarsılmaz cobra marka av tüfeğinin adli emanete alındığına dair makbuz dosyada mevcuttur.
4. Jandarma ile yapılan yazışma neticesinde, sanığın savunmasında belirttiğinin aksine, olay tarihinde herhangi bir hırsızlık olayı olmadığı belirlenmiştir.
5. Tanıklar F.? ve M.? ifadelerinde ” Sanığın köprüden geçerken tüfekle ateş ettiğini” beyan etmişlerdir.
6.Tanık H.? ifadesinde sanığın müştekiyi “bu hisseleri satan ve alan herkese bu araziyi mezar yapacağım” şeklinde tehdit ettiğini belirtmiştir.
7. Müşteki beyanında “Sanığın kendisini tehdit ettiğini, şikayetçi olduğınu” belirtmiştir.
8. Sanık savunmasında “Kimseyi tehdit etmediğini, olay gecesi de hırsız var sanarak ateş ettiğini ” beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçunun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmakla sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlendiği ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılmakla, müştekinin … olduğu dikkate alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde
2. Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile, maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve atılı suçun bu kapsamda olması karşısında, müştekinin … olduğu dikkate alınarak bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında,
Zorunluluk bulunmakla sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli, 2016/251 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekler yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.