Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5562 E. 2023/1783 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5562
KARAR NO : 2023/1783
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2012/398 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci

maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; aleyhe verilen mahkumiyet hükmünü temyiz ettiklerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…Sanık ile mağdurenin olay öncesinde birlikte dolaştıkları, alkol aldıkları, hatta dışarıda öpüştükleri sabittir, ancak … odasına rızası ile de gitse burada sanığın mağdurenin davranışlarından cesaret aldığı görülmüş ve mağdure ile organ sokarak cinsel ilişkiye girmek istediği fakat mağdurenin buna rıza göstermediği, buna rağmen sanığın mağdurenin direncini kırıp onu sararak pantolonunu indirerek ilişkiye girmek için zor kullandığı, kaçışın mümkün olmadığını düşünen yabancı uyruklu mağdurenin şayet ilişkiye girecekse bari korun diyerek kendisini cinsel yönden korumak istediği, bunu da kabul etmeyen sanığın mağdureye yönelik zor kullanıp zorla cinsel ilişkiye girdiğinin olay yerine gelen … görevlisinin kapıyı açması üzerinde doğrudan odadan kaçması, mağdurenin olaydan hemen sonra yardım istemesi, sanığın başlangıçtan itibaren cinsel ilişkiye hiç girmediğini ifade etmesine rağmen kendisine ait meni izi ile bu savunmanın doğru olmadığının anlaşılması, üstelik yabancı uyruklu olan mağdurenin açık bir şekilde sanıkla olay öncesi birlikte olduğu ve hatta öpüştüklerini söylemesine rağmen bundan sonra gerçekleşen olayların zorla olduğunu ifade etmesinde iftira atmasını gerektirir bir sebep bulunmadığı, iftira atacak olsa başlangıçtaki eylemlerden hiç bahsetmeyebileceği değerlendirilerek mağdurenin ilişkinin zora dayalı olduğuna dair beyanlarının samimi olduğu, sanığın başlangıçtaki mağdurenin samimi davranışlarından cesaret alıp ya da yanlış yorumlayarak oda içerisinde organ sokarak ilişkiye girmek istediği, mağdurenin bu noktada rıza göstermediği ancak sanığın buna rağmen mağdureyi sararak direncini kırıp organ sokarak zorla ilişkiye girdiği…” şeklindeki kabulüyle sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, savunma, mağdurenin pantolonunda ve çarşaf üzerinde sanığa ait meni tespitini içeren moleküler genetik inceleme raporu, olay sırasında … resepsiyonunda bulunan görevli tanık …’nin odalardan birinden bir kadın çığlığı duyduğunu, yukarı çıktığında sanığın ‘lanet olsun.’ diyerek oradan ayrıldığını, katılanın ise ağlar vaziyette yerde oturup polis diye bağırdığını, katılanı sakinleştirdikten sonra onunla tekrardan konuştuğunda sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini ifade etmesi birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılan ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2012/398 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.