Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9129 E. 2023/2253 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9129
KARAR NO : 2023/2253
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İftira, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine dair karar

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2016/1541 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 116 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/381 E, 2017/244 Karar sayılı kararı sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan aynı kanunun 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi , 62 nci
maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişilik özellikleri itibari ile tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmadığından hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.10.2017 tarihli, 2017/1268 E., 2017/1381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan …’in Temyiz Sebepleri
Sanığın eylemleri ve suç kastı ile hareket ettiği sabit olmasına rağmen beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın evinde kiracı olarak kalan sanığın evi boşalttıktan sonra evde bir takım eşyalarının kaldığı gerekçesi ile değiştirilen kapı kilidine rağmen ikametin pencerelerinden birini açarak temyiz dışı sanık … ile birlikte eve girdikleri, ayrıca “içeriyi kontrol ettiklerinde bazı ziynet ve ev eşyalarının yerinde olmadığını fark ettiklerini” belirterek katılanlar hakkında şikayetçi olmak suretiyle iftirada bulundukları iddialarına ilişkindir
2. Sanığın, “kiracı olarak kullandığı evinde bulunan eşyaların olmadığını, bu olayın evden kendisini çıkarmak isteyen katılanlar tarafından yapılmış olduğundan şüphelendiğini” belirtir ifade tutanağı dosyada mevcuttur.
3. Sanığın şikayeti üzerine katılanlar hakkında yapılan soruşturma neticesinde hırsızlık suçundan Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/3499 soruşturma soruşturma sayılı karar ile şüphelilerin atılı suçu işlemedikleri gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
4. Katılanlara ait olup sanık tarafından kiracı olarak kullanılan evin müstakil olup, boş olduğu görgü tespit tutanağı ile sabittir.
5. Tanık C.U kollukta alınan ifadesinde “Komşusu olan sanığın eşyalarını da alarak taşındığını ancak bana borçları var diyerek anahtarı vermediğini, ev sahibinin daha sonra evi temizlettiğini, evde çöp tarzı malzemeler olduğunu ancak eşya olmadığını” beyan ederken, mahkemede “sanığın taşındıktan sonra bir kaç defa daha eve gelerek peyder pey evde kalan eşyalarını alıp götürdüğünü” söylemiş, çelişki sorulduğunda ise “tam olarak hatırlamadığını” belirtmiştir.
6. Vefat etmesi nedeni ile kolluk beyanlarının okunulması ile yetinilen tanık Ş.B’de “Sanığın taşındığını, ev sahibinin daha sonra evi temizlettiğini, evde çul, çuval tarzı işe yaramayan malzemeler olduğunu” beyan etmiştir.
7. Katılan beyanında “Sanıkların kendisine ait olan evi boşaltırken tüm eşyalarını aldıklarını ancak dairenin anahtarını teslim etmediklerini, oğlu olan Kadir’in de evi camdan kontrol ederek boş olduğunu görünce çilingir getirip kapıyı açtırdığını ve evi temizlettiğini, sonra da kilidi değiştirttiğini” belirtmiştir
8. Sanık kollukta “Temyiz dışı katılan …’in kendisine borcu olduğunu, karşılık olarak evi 350 TL karşılığında kiraladığını, kira sözleşmesi yapmadıklarını, evin asıl sahibi olan katılanın olayı öğrenince
evi boşaltmasını istediğini ancak eşyalarının çoğunun hala evde olduğunu” belirtmişken, mahkemede alınan savunmasında “Evi bir yıllığına kiraladığını ve parasını peşin verdiğini, alacağı olduğu için de anahtarı teslim etmediğini ve evi tamamen boşaltmadığını” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığından tebliğnamede yer alan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır

B. Katılan …’in Temyiz İsteği Yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Katılan ait evde kiracı olan sanığın, evi boşaltmasını istemeleri nedeni ile evden taşındığı ancak aralarındaki kira ilişkisinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile anahtarı teslim etmediği olayda, evde bıraktığını iddia ettiği bir kısım eşyalarının evde olmadığını, olaydan dolayı katılan ve temyiz dışı diğer katılanlardan şüphelendiğini belirterek şikayetçi olmasının, Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu, keza sanığın iddialarının bir kısım vakıalara dayanması, tanık C.U’nun anlatımında “Sanığın taşındıktan sonra da eve gelerek eşya aldığını, ev sahibi tarafından ev temizletildiğinde evden bir takım çöp benzeri eşyalar atıldığını” beyan etmesi ve katılanlar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasının tek başına sanığın iftira suçunu işlediği anlamına gelmeyeceği dikkate alındığında eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimseye suç isnadı biçiminde olmadığı, aynı şekilde katılanlar ile aralarındaki kira ilişkisinden kaynaklı hukuki uyuşmazlık sonucu eşyalarını alarak evi boşaltmış olan sanığın, hakkında tahliye kararı olmaması ve ev sahibinden alacağı olduğu iddiası ile henüz anahtar teslimi yapmamış olması dikkate alındığında, kira ilişkisi çerçevesinde eve girmesi durumunda suç kastı ile hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.10.2017 tarihli, 2017/1268 E., 2017/1381 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.