Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15521 E. 2023/2118 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15521
KARAR NO : 2023/2118
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2008 tarihli ve 2008/37 Esas, 2008/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile

cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 26.11.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/133 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/133 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/693 Esas, 2022/1436 Karar sayılı kararı ile Mahkemece hükmün gerekçe kısmında belirtildiği gibi sanığın eyleminin kasten silahla yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen sanığın tamamlanmış suçtan mahkum edilmesi suretiyle hükmün karıştırılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 25 gün hapis ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi için somut delil bulunmadığı, sanığın suç kastının olmadığı ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdur akraba olup aralarında kız kaçırma meselesinden kaynaklanan husumet bulunduğu, olay gününden bir gün önce mağdurun sanığın yakınlarının evinin yakınında silahla ateş ettiği, olay günü de mağdur, tanıklar … ve … ile buluşmak üzere aracı ile olay yerine gittiğinde sanığın ana yoldan araç içerisinden geçerken tabanca ile mağdura ateş ettiği, mağdurun isabet almadığı, mağdurun da sanığa ateş ederek karşılık verdiği, mağdurun olaydan bir gün önce gerçekleştirdiği eylem yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, olay günü gerçekleştirdiği eylemin meşru savunma kapsamında kaldığının kabul edildiği, sanığın 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aldığı cezanın onanarak kesinleşmiş olduğu, sanığın yakınları … ve … hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat kararlarının bozma ilâmı öncesinde kesinleştikleri anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.

3. Kovuşturma aşamasında sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan eden mağdurun, soruşturma aşamasında suç tarihinde kolluk güçleri tarafından tespit olunan ifadesi dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Tanıklar … ve … kovuşturma aşamasında değiştirdikleri soruşturma aşamasında alınan beyanlarında mağdura silahla ateş eden kişi olarak sanığın teşhis ettikleri tespit edilmiştir.

5. Kolluk güçlerince düzenlenen olay yeri inceleme raporunda ve olay yeri krokisinde tespit edilen bulgular kapsamında … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan 28.12.2007 tarihli ekspertiz raporunda 13 adet 9 mm. çapında boş kovan ile 2 adet 7,65 mm. çapında deforme mermi çekirdeğinin ayrı ayrı tek bir ateşli silah ile atıldıkları belirlenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmekle, gereği yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında mağdurun kimlik bilgilerinin yazılmaması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.

2. Her ne kadar sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi için yeterli delil bulunmadığı bildirilmiş ise de mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanları ile bu beyanlar ile uyumlu tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporunun içeriğinde tespit edilen bulgular karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanığın hükmün açıklanmasına esas alınan ihbar konusu suçun 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmakla, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hâle geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında ihbar konusu ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın hükmün açıklanmasına esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan hükmün açıklanmasına esas alınan ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmesi nedeniyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.