YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3523
KARAR NO : 2008/7752
KARAR TARİHİ : 27.05.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi , kadastro mahkemesinde açtığı davada, … Köyünde 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 118 ada 1 sayılı parselin 7200 m2 yüzölçümü ile kendisi adına tespit edildiğini, ancak bu yerin zeminde 15 000 m2 olduğunu, taşınmazının kalan 7800 m2’sinin 117 ada 7 sayılı orman parseli içinde bırakıldığını ileri sürerek 117 ada 7 parsel içinde kalan 7800 m2’lik bölümün tespitinin iptali ile adına tescilini istemiştir. Kadastro Mahkemesince çekişmeli yerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 117 ada 7 sayılı orman parselinin bir bölümünün tespitinin iptali ile adına tescili istemi ile açılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1983 yılında orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamaları yapılıp kesinleşmiş; daha sonda ise 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre ilk tahdinin aplikasyonu ile 2/B madde uygulamaları yapılmıştır.
Kadastro mahkemesi uyuşmazlığın çözümünde kendisini görevli görerek işin esası hakkında hüküm kurmuşsa da; bu yerde yapılan genel arazi kadastrosu 27/06/2006 ve 26/07/2006 tarihleri arasında ilan edilmiş, dava askı ilan süresi geçirildikten sonra açılmıştır. Kaldı ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosundan önce 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1983 yılında yapılan ve 15/11/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunun bulunmaktadır ve daha sonra aynı köyde 2005 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Tapu sicil müdürlüğünün 12/10/2006 tarihli yazısından 117 ada 7 parselin ilk tesis kadastrosundan önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sonucunda orman olarak sınırlandırıldığı, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kadastro tutanağı düzenlenmeksizin içinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi ve H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke göz önünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmemiştir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece davanın esası incelenmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.