Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1406 E. 2009/4003 K. 11.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1406
KARAR NO : 2009/4003
KARAR TARİHİ : 11.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar murisi adına kayıtlı … 2037 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını belirterek taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, tapunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapuya 2/B şerhi verilmesine dair verilen karar davalılardan … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 27.06.1987 günü ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması 14.01.1988 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve daha sonra 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılarak bu işlemin de kesinleştiği ,öncesi orman olan ve 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın yörede 1988 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kadastro ekiplerince yanlışlıkla ve hataen tapuya bağlandığı, 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi hükmüne göre “evvelce tespit, tescil veya sınırlama suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı” taşınmazın 1988 yılında yanlışlıkla yeniden kadastroya tabi tutulmasının yok hükmünde olacağı, sahibine mülkiyet … kazandıramayacağı,oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan böyle bir tapu kaydını edinen kişinin MY.nın 1023. maddesinden de yararlanamayacağı,kaldı ki, öncesi orman olan taşınmazın özel mülk olarak tapuya tescil edilmesinin o taşınmazın aslında orman olma özelliğini de ortadan kaldırmayacağı ve Hazine ya da Orman Yönetimince 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan iptal ve tescil davası açılabileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onam harcının temyiz edenlere yükletilmesine 11.03.2009 günü oybirliği ile karar verildi.