YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13784
KARAR NO : 2023/541
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1037 E., 2022/1894 K.
DAVA TARİHİ : 18.03.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/107 E., 2021/109 K.
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.10.1992 tarihinde işe giriş yaptığını, işe giriş bildirgesinin Kurama verildiğini, 09.03.2020 tarihi itibariyle emeklilik şartlarını tamamlamış ve emekliliğe hak kazanmış olduğunu, bu kapsamda SGK’na işe giriş tarihinin 15.10.1992 olarak kabul edilmesi ve emeklilik işlemlerinin başlatılması için başvuruda bulunduğunu, davalı Kurum tarafından verilen cevabi yazıda ilgili döneme ilişkin “bordro” olmadığı gerekçesiyle davacının emeklilik talebinin reddedildiğini, davacının işe giriş tarihinin 15.10.1992 olarak ve buna göre emeklilik tarihinin geçmişe dönük olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun yaptığı işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, yetki, derdestlik, husumet ile zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak, açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının davasının kabulü ile; 15.10.1992 tarihinde …’a ait 7522341.06 sicilli nolu iş yerinde çalıştığının tespitine, emeklilik işlemlerinde bu tarihin esas alınması gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı adına 15.10.1992 tarihinde işe başladığını gösterir işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, işyerinin uyuşmazlık tarihinde kapsamda olduğu, işverenin 92/1 ve 2. dönemleri ile 1993 yılı dönem bordrolarını vermekle birlikte 1992/3. dönem bordrosunu vermediği, bu nedenle Kurumun uyuşmazlık çıkardığı, önceki ve sonraki dönem bordrolarında bildirimi olan tanıkların çalışmayı doğruladıkları, anayasal sosyal güvenlik hakkı kapsamında, davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesi, işe giriş bildirgesinin tüm sigorta kollarına tabi olarak verilmiş olması ve tanık beyanları karşısında hizmet akdine dayalı eylemli çalışma olgusunun sübuta erdiği” gerekçeleriyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.10.1992 olarak tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle ilk işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal etmiş olması, işyerinin bu tarihte kanun kapsamında olması, yaş engelinin olmadığı, dinlenen bordro tanıklarının tutarlı beyanlarının ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
…