YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13988
KARAR NO : 2023/543
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/522 E., 2022/1485 K.
DAVA TARİHİ : 26.06.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/419 E., 2021/89 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.06.2014 tarihinde engelli indiriminden faydalanarak emekli olmak için müracaatta bulunduğunu, 04.07.2014 tarihinde %54 oranında Eskişehir Devlet Hastanesi’nden engelli sağlık kurulu raporu aldığını, aldığı raporun belirli bir süreye tabi olmayıp sürekli nitelik taşıdığından kendisinin kontrol muayenesine tabi olmadığının belirlendiğini, ancak ilerleyen aşamada davalı Kurum tarafından davacının Eskişehir OGÜ Tıp Fakültesi’ne sevkedildiğini, davacının kendisine kontrol muayenesine gitmesi gerektiği bildirilir bildirilmez Tıp Fakültesi’ne başvurduğunu, ancak Tıp Fakültesi’nin gerekli evrak ve raporları zamanında davalı kuruma göndermemesinden ötürü müvekkilinin emekli aylığının 16.10.2018 tarihinden itibaren durdurulduğunu, daha sonra Tıp Fakültesi’nden alınan raporun %39 olarak geldiğini, ancak emekli aylığının kesilmesine gerekçe olarak Kurumca muayene işlemlerini zamanında tamamlamadığının belirtildiğini, davacının Tıp Fakültesi’nin raporuna itiraz ettiğini ve kendisinin bu kez hakem hastane olarak Eskişehir Şehir Hastanesi’ne sevkinin sağlandığını, Şehir Hastanesi’nden aldığı raporda engellilik oranının %40 olduğunun tespit edildiğini, buna göre Kurumca emekli aylığının 12.03.2020 tarihli yazı ile Mart 2020’de tekrar bağlandığını, ancak davacının emekli maaşının 16.10.2018 tarihi itibarı ile durdurulduğundan kendisine 24.398,78 TL yersiz ödeme çıkarıldığını ve ödeme belgesi gönderildiğini, yersiz ödeme bildirimine davacı tarafından 25.12.2019 tarihinde itiraz edildiğini ve davalı Kurum tarafından 31.12.2019 tarihinde reddedildiğini, bunların akabinde davalı Kurum tarafından 12.03.2020 tarihli yazı ile müvekkili lehine fark ödemesi olarak “durdurulan emekli aylığının maluliyetin devam ettiği anlaşıldığından yeniden başlatıldığı” gerekçesi ile 9.374,45 TL tutarı 17.04.2020 tarihinden itibaren alabileceğinin belirtildiğini, ancak davacının belirtilen tarihte bankaya gittiğinde kendisine paranın ödenmeyeceğinin, çünkü davalı kurum tarafından bloke konulduğunun belirtildiğini, davalı kurumun işlemlerinin birbiri ile tutarsız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek davalı tarafından davacıya yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitini, davacının şimdiye kadar borç bildiriminden itibaren yaptığı ödemeler, emekli maaşından yersiz ödemeye binaen kesilen tutarlar ve bankaya yatırılıp da bloke edilen tüm tutarların yasal faizleri ile birlikte müvekkiline iadesine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının 24.398,78 TL’nin iadesi ile yükümlü olmadığının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının iade ile yükümlü olmaması muhtemel tutarın mevzuat uyarınca yeniden indirilerek hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının Kurum aleyhine açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Kurum tarafından davacıya 01.10.2014 tarihinden itibaren %54 vergi indirim oranına göre yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak kurum Rehberlik ve Teftiş … Grup Başkanlığı’nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında kurum Müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden davacının kontrol muayenesine tabi tutulduğunu, kurumca 11.09.2018 tarih ve 11669985 sayılı yazı ile davacının ESOGÜ’ye sevkinin sağlandığını, ancak kontrol muayene tarihinden önceki üç ay içerisinde davacının engel oranını gösterir sağlık kurulu raporu kuruma intikal ettirilmediğinden kurumun 2018/38 Sayılı Genelgesi gereği davacının 16.10.2018 tarihinden itibaren aylıklarının durdurulduğunu ve bu tarihe kadar ödenen aylıkların tarafına borç çıkarıldığını, daha sonra ESOGÜ tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu raporu, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulu’nca değerlendirildiğini ve davacının engel oranının %40 olarak belirlendiğini, yine kurumun 2018/38 sayılı Genelgesi gereği Sağlık Kurulu rapor tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2019 tarihinden itibaren davacının aylığının yeniden bağlandığını, ancak aylığın iptal edildiği dönemde aylığın iptali sonucunda kurumca davacıya yersiz olarak ödenmiş olduğu tespit edilen ve davacıya borç çıkarılan aylıkların da 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesine göre davacıdan tahsilinin gerektiğini, yapılan işlemlerin haklı ve hukuka uygun olduğunu beyan ederek açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile; davalı SGK tarafından davacıya yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının borç bildiriminden itibaren yaptığı ödemelerin, emekli maaşından yersiz ödemeye binaen kesilen tutarların ve bankaya yatırılıp bloke edilen tüm tutarların yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacıya 01.10.2014 tarihinde vergi %54 maluliyet oranına göre vergi indirimi gereğince yaşlılık aylığı bağlandığını, kurum müfettişleri tarafından düzenlenen rapora istinaden kontrol muayenesine tabi tutulduğunu, davacının yasal sürede raporunu ibraz etmediğinden aylığının kesildiğini, daha sonra alınan rapora göre 01.12.2019 tarihinde yeniden aylık bağlandığını, aylığın iptal edildiği dönemde davacıya yersiz ödenen aylıkların tahsili içi borç bildirim belgesi düzenlenmesinin yerinde olduğunu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacıya gönderilen 22.06.2018 tarihli yazının Gazi Üniversitesine hitaben yazılmış bir yazı olduğu, bu yazıda davacının 3 ay içinde kontrol muayenesine gitmemesi halinde aylıklarının kesileceği hususunun ihtar edilmediği, kurumun daha sonra Osman Gazi Üniversitesine hitaben yazılan 11.08.2018 tarihli yazıyı davacıya tebliğ ettiği ve davacının bu yazıya istinaden kontrol muayenesini yaptırdığı ve Osman Gazi Üniversitesinin raporuna itiraz üzerine davanın Eskişehir Şehir Hastanesi’ninden alınan raporda davacının %40 oranında engelli olduğunun belirlendiği, ikinci yazının tebliği üzerine süresinde muayenesini yaptırdığı bu nedenle kurumun aylık durdurma ve borç çıkarılmasına ilişkin kurum işleminin yerinde olmadığı” gerekçeleriyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının özürlülük nedeniyle hak kazandığı aylığının kesilmesi ve tarafına borç çıkarılmasına ilişkin kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davalı Kurum tarafından davacının 22.06.2018 tarihli yazı ile Gazi Üniversitesine sevkinden sonra 3 ay içinde yeni bir yazı ile başka bir sağlık kuruluşuna sevk edildiği ve davacının da Osman Gazi Üniversitesine sevki üzerine kontrol muayenesi işlemlerini başlattığı, itiraz prosedürü ile işlemlerin tamamlandığı, bu nedenle davacının aylıkları durdurularak borç çıkarılmasına ilişkin kurum işleminin yerinde olmadığı ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…