YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2924
KARAR NO : 2023/2330
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.01.2020 tarihli ve 2020/155 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/3532 Esas, 2020/2877 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemlerin tek suç oluşturacağına,
3. Uzmanlık raporunun hatalı olduğuna,
4. Savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
05.05.2016 tarihinde rutin çalışmalar sırasında metruk bina önünde duran hakkında başka bir dosyadan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kesinleşen …’in tedirgin hareketleri sonrası yapılan fiziki takibinde; …’in yanına yakalanamayan şahısların gelip birşey aldıklarının ve…in duvar önündeki kartonpiyer arasına bir poşet sakladığının görülmesi üzerine müdahale
edildiğinde, …’in kartonpiyer arasına sakladığı poşette 126 adet defter kağıdı parçalarına sarılı halde net 46,8 gram ADB-FUBINACA etken maddesi içeren sentetik kannabinoidler ile 63 adet uyuşturucu maddelerden uyarıcı özellikte mCPP ve 4-FFP içeren maddelerin ele geçirildiği olayda; defter kağıdı parçaları üzerinden elde edilen bir adet parmak izinin sanık …’a ait olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve yapılan yargılama sonrası, sanığın eylemin uyuşturucu maddelerin duvarın dibinde bulunması, paketler halinde, uyuşturucu maddelerin birbirlerine yakın ağırlıklarda ve kullanım sınırının üzerinde olmaları, uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu kağıtlarda sanığın parmak izinin tespit edilmiş olmasıyla sabit olduğu ve poşeti aldığında hangisinin ağır olduğunu anlaması mümkün olamayacağından sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak kesinleşmiş olan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/26 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmesi gerekçesiyle verdiği bozma kararı doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince ilgili dosyanın denetime elverişli olacak şekilde dosya arasına getirilmesi sonrası yapılan incelemesinde; sanığın 30.11.2016 tarihinde bulunduğu ikamette Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle yapılan aramada; 99 paket halinde MDMB(N) 2201 etken maddesi içeren sentetik kannabinoidler ele geçirildiği olayda; her iki olay arasında 6 ay 25 gün olması, suçların işleniş biçimi, her iki eylemde ele geçen uyuşturucu maddelerin karşılaştırılmasına dair ekspertiz raporunda uyuşturucu maddelerin birbirinin devamı niteliğinde olmadığının belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sonraki eyleminde suç kastının yenilendiği ve ayrı ayrı iki suçun oluşacağı gerekçeleriyle, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin, dosyanın suç tarihinden sonra olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmayacağı ve sanığın sabıkasında tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir ilam olduğundan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, eylemin birlikte incelenen diğer dosyadaki eylem ile iki ayrı suç oluşturacağına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik
bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik bir işlemin de dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/3532 Esas, 2020/2877 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.