Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7047 E. 2008/10550 K. 15.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7047
KARAR NO : 2008/10550
KARAR TARİHİ : 15.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 13/02/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … ve … … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15/07/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … … GELİCİ geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 3300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve … tarafından temyiz edilmekle hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 22/06/2004 gün ve 2004/1980-6461sayılı bozma kararında (dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarından; taşınmazın … elemanı krokisinde (B) ile işaretli 850 m2’lik bölümünün % 25-30 eğimli ve öncesi itibariyle çalılık alan niteliğinde olduğu, bu tür yerlerin … tahdidinin yapılıp kesinleştiği tarihe kadar 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre … sayılan yerlerden olduğundan davacı kişinin davasının reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Diğer yandan davacılar … ve … … aynı taşınmaz hakkında 04/06/1992 tarihli zilyetlik devir senedine dayanarak davacı … …’in bu taşınmazda hak sahibi olmadığını ,taşınmazın zilyetlikle kazanma koşullarının kendileri lehine gerçekleştiğini iddia ederek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/776 esas sayılı dosyasında dava açmışlar, mahkemece her iki dava dosyası bağlantı nedeniyle birleştirilmiş, yargılama sırasında … çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan … adına tescilini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, Hazinenin davasının kabulüne … bilirkişinin 05/05/2003 tarihli rapor ve ekli krokisinde (A+B) harfleri ile gösterilen 3300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … niteliği ile … adına tapuya tesciline, davacı … ile davacılar … ve … …’ın davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar … ve … … vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın, 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1998 yılında yapılıp kesinleşen … kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış, dava konusu taşınmazlar bitişiğindeki ormanlarla birlikte kadastro paftasında çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.

İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki … alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen … fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı … ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin … olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli … fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki … ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi; … içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesince aynı yerde ve aynı konumdaki taşınmazların kişiler adına tesciline dair verilen kararıları bu gerekçelerle bozan Daire kararına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün, 2005/241 – 546 sayılı ve 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı ve 22.05.2007 gün 2007/132 – 149 ve 2007/133 – 152 ve 2007/136 – 147 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün, 2006/20 – 814 – 822 ve 23.01.2008 gün 2007/20 – 966 – 19 ve 28/05/2008 gün 2008/20 – 393 – 403 ve 2008/20 – 394 – 404 ve 2008/20 – 395 – 405 sayılı kararları ile Daire kararında belirtilen nedenlerle bozulduğu, Karaisalı İlçesinden temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere … ile çevrili saha içindeki ormanların “… … olarak ayrıldığı” 13.08.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmeliğin; “… Ayrılma” başlıklı 3. maddesi aynen;
… Ayrılma:
Madde 3- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin … olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların:
a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması,
b) Yerleşim merkezlerinin … sağlığını olumlu yönde etkilemesi,
c) … ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karşı korunması,
d) …, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi,
e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi,
f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır.
Öncelik:
Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin … olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır.”
hükümlerinin bulunduğu,
Davaya konu taşınmazların içinde bulunduğu … … olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2000 günlü raporda, yönetmelikde belirtilen koşullardan;
1- … … … kenarında ve … Barajının su toplama havzası içinde olması,
2- Halen Adana Büyükşehir Belediyesine yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir … mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması,

3- … … Gölünün ve nehirin dolmasının engellenmesi,
4- Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve … içinde kalan ormanların … sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince KIRIKLI – DÖRTLER … ismi ile DEVAMLI (…) … olarak ayrılmasının gerektiğinin” bildirildiği ve 23.11.2001 günlü bu raporun, … Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve … Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı “oluru” ile kabul edilerek DEVAMLI (…) MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği ve yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilan edildiği muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde “… içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve … bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, … arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde muhafaza ormanları ile milli parkların aynı hukuki konumda oldukları H.G.K.nun milli parklar konusunda oybirliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8-542-893 sayılı kararında açıklandığı gibi, “… rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının” kabul edildiği milli park ve … olarak ayrılma işleminin başlı başına … rejimi ve ayırma olarak kabul edilmesi gerektiğinden tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların kesinleşen … sınırı dışında bırakılmış olsa dahi “… niteliğinin devamı” başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde “6831 Sayılı … Yasasının 1. maddesine göre, … sayılan yerlerdeki; yanan … alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak … tesis edilen ormanlar, … olarak kamulaştırılan ve … rejimi içine alınan yerler, … sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar.” hükümleri gereğince … sayılacağı, … … … su toplama havzası ve koruma sahasında kalan bir taşınmazın tek başına korunacak yer niteliklere sahip olmadığından, gölün … ve ekolojik değerler ile birlikte bir bütün olarak korunmasının esas alacağı, somut olaya bu açıdan bakıldığında … … Gölünün çevresinin bir bütün olarak … niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılma olanağının da bulunmadığı bu gerekçelerle davacı kişilerin tescil davasının reddine karşı davalı Hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazın … niteliği ile … adına tesciline karar verilmesinde ve red sebebi ortak olan davada … ve … Yönetimi vekilleri yararına tek bir vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı … ile … Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.