Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2684 E. 2008/6981 K. 07.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2684
KARAR NO : 2008/6981
KARAR TARİHİ : 07.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 125 ada 23 parsel sayılı 6829 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1967 tarih 30 nolu tapu kaydı ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı taşınmazda kayıt miktar fazlalığı bulunduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmışsa da incelendiği bildirilen memleket haritası rapora eklenmediğinden rapor bu hali ile çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi, Yargıtay denetimine olanak vermemektedir. Ayrıca, dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı bölgede, Hazine tarafından iskan-tevzi edilmek suretiyle kişiler adına tapu kayıtları oluşturulduğu, daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında bir kısım parsellerin bu tapu kayıtları revizyon gösterilerek kişiler adına tespit edildikleri gözlenmiştir…. bilirkişi taşınmazın 690 numaralı tevzi parseli içinde kaldığını bildirmişse de mahkemece tevzi paftaları ile belirtme tutanakları ve tespite esas alınan Aralık 1967 tarih 30 numaralı tapu kaydı getirtilip uygulanmamış, tevzi paftasında yer alan parseller dışındaki taşınmazların, tevzi öncesinde kimlere ait olduğu, zilyetlerinin bu taşınmazları hangi biçimde sahiplendikleri, kaçak ve yitik kişilerden ya da yöreden göç eden Rumlardan kalma yerlerden olup olmadıkları yolunda araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde iskan- tevzi yoluyla taşınmaz dağıtımına ilişkin tevzi haritası belirtme tutanaklarının nerede olduğu araştırılıp bulunduğu yerden temin edilerek dosyaya eklenmeli, çekişmeli taşınmazın tevziye tabi tutulup tutulmadığı araştırılıp tevziye tabi tutulan alanda kalıyorsa ne gibi işleme tabi
tutulduğu hususu belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında oluşturulan tapu kaydı getirtilerek dosya içine konulmalı daha sonra, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Bundan ayrı; keşifte, iskan ve tevzi yoluyla taşınmaz dağıtımına ilişkin tevzi haritası belirtme tutanakları yerel bilirkişi ve … elemanı aracılığı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu alana uygulanmalı, tevziye tabi tutulan alanda kalıyorsa ne gibi işleme tabi tutulduğu hususu belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında tevzi tapusu oluşturulmuşsa tapu kaydı komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3 maddeleri gereğince uygulanmalı, … bilirkişisine kefi izlemeye elverişli kroki tanzim ettirilmeli, yerel bilirkişilerden tevziye tabi tutulan alanın öncesinde Rumlar tarafından kullanılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, bu husus tapu kayıtlarının evveliyat belgeleri ile denetlenmeli,taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmazlardan olduğu saptandığı taktirde, yasa gereği bu nitelikteki yerlerin zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı gözetilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 07.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.