YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6501
KARAR NO : 2006/9155
KARAR TARİHİ : 05.10.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temsil edilmiş ise de konusu itibariyle bu isteğin reddiyle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava dava dışı borçlu şirkete ait … adlı geminin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sırada yer alan gemi adamlarının alacaklarının muvazaaya dayalı olduğu iddiasıyla açılan sıra cetveline itiraz davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, sıra cetvelinin kısmen iptali ile davacı alacağının (diğer sıra cetveline itiraz davası sonucu da göz önünde tutularak) davalılardan …’e isabet eden payın tamamı ile diğer davalılar …’a isabet eden payın 7.490,-USD, …’e isabet eden payın 10.500,-USD ve …’ya isabet eden payın 22.373,-USD alacak aslı kısımlarından ödenmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun 142 nci maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra açılan karşılık davanın reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalılar-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazları davalı alacaklarının varlığına ve miktarının saptanmasına yöneliktir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi kurulu raporunda davalı gemi adamlarının alacaklarının kanıtlanamadığı belirtilmiş, bu rapora karşı itiraz üzerine de ikinci bilirkişi kurulundan 16.12.2004 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda yazılı sözleşmenin çalışmanın tek belgesi olamayacağı, çeşitli seferlerde polise, gümrük müdürlüğüne ve liman başkanlığına verilen listelerin, içki ve sigara dağıtımı ile haberleşmeye ait kayıtların incelenmesi sonucunda … ile … dışındaki davalıların gemide çalıştıklarının kabulünün gerektiği, ücretlerin haddi layığında olduğu ancak çalışma sürelerinin tam olarak belirlenebilmesi için … polisi ya da gemiadamının bağlı bulunduğu liman başkanlığındaki kütük kayıtlarının, pasaport kayıtlarının, geminin tüm seferlerine ait listelerin ve sair belgelerin incelenmesi gerektiği bildirilmiş; belli zamanda birbiriyle örtüşen dönemlerde aynı gemide ve aynı görev unvanıyla hizmet verdikleri, bunun da taşıma ekonomisi anlayışına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora itiraz üzerine oluşturulan bilirkişi heyetinden Prof. Dr. … özetle ikinci raporun doğru olduğunu bildirmiş, Arş. Gör. … da hizmet sözleşmesi bulunan ve bulunmayan ayrımı yapılamayacağını ve hizmet ilişkisinin sabit olduğunu, sonradan celbedilen belgelerden davalı …’in de gemide çalıştığının ve 6.000,-USD alacaklı olduğunun anlaşıldığını, diğer davalıların alacaklarının ikinci rapor çerçevesinde hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir.
Hal böyle olunca, üçüncü bilirkişi heyetini oluşturan bir kısım üyeler tarafından atıf yapılan ikinci bilirkişi heyeti raporunda belirtilen eksikliklerin giderilip, bilirkişi raporu alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması eksik inceleme niteliğindedir.
Bu durumda mahkemece 16.12.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin giderilerek ve bedeli paylaşıma konu gemide aynı zamanlarda aynı görevde birden fazla kişinin istihdamının hayatın olağan akışına uygun olmadığı yönündeki beyan üzerinde durulup, gerektiğinde davalıların belirtilen hususta isticvap edilmesi ve tarafların varsa diğer delillerinin de toplanmasından sonra oluşturulacak uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor da gözetilerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.