YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10571
KARAR NO : 2023/1811
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (e) bendi, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 58 inci maddesi altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/11649 Esas, 2020/15898 Karar sayılı kararı ile dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (e) bendi, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 58 inci maddesi altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde şikâyetçinin evinin arkasında bulunduğu sırada sanığın şikâyetçinin arkasından sarılarak yere düşürdüğü, daha sonra şişe ile şikâyetçiye vurarak yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Şikâyetçi soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın kendisini yaraladığını beyan etmiştir. Olaya ilişkin bilgisi bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Şikâyetçi hakkında tanzim olunan adlî muayene raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
5. Mahkemece Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/11649 Esas, 2020/15898 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, basit yargılama usulü uygulanmış ancak sanık tarafından karara itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılarak hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tanık ve şikâyetçi
beyanları ile uyumlu adlî muayene raporu karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/516 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.