YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3502
KARAR NO : 2023/2281
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.01.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 54 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, delillerin tartışılıp değerlendirilmediğine ve hükmün yeterli gerekçe içermediği hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın Tekirdağ ili … Konutları mevkiine gelmeden tüfek ile havaya ateş ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 29.12.2015 tarihli olay tutanağında, … Konutlarına gelmeden … plaka sayılı araçtan tüfek ile havaya ateş edildiği hususunun haber merkezi tarafından anons edildiği, bahse konu aracın durdurulduğu ve aracın arka koltuğunda oturan sanığın tüfek ile ateş ettiği hususunu kabul ederek rızası ile tüfek ve dolu kartuşları kolluk görevlilerine teslim ettiği hususları tutanak altına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet savcısının delillerin tartışılıp değerlendirilmediğine ve hükmün yeterli gerekçe içermediğine ilişkin temyiz itirazı yönünden,
Mahkemece iddia özeti, sanık savunması ve tanık beyanları ile dava dosyası içerisindeki delilere yer verilerek, sanığın savunmalarını aksinin kanıtlanamadığı ve tüfek ile ateş edilen yerin tam olarak tespit edilemediği, şüpheden sanık yararlanır kuralı da gözetilerek, atılı suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesi yönünden mahkeme kararının yeterli gerekçe içerdiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının delillerin tartışılıp değerlendirilmediği ve hükmün yeterli gerekçe içermediğine dair temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Cumhuriyet savcısının mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazı yönünden ise,
1 .5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç tehlike suçu olup, kişilerin hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da korku, kaygı veya panik yaratabilecek şekilde silahla ateş edilmesi eylemi genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşması için yeterlidir. Tüm dava dosyası içeriği ve olay tutanağına göre, sanığın karayolu üzerinde ve yerleşim yeri olan … Konutlarına yakın bir bölgeden havaya ateş ettiği ve ihbar üzerine yakalandığı hususları dikkate alındığında, atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. (1) nolu bozma nedenine göre ise,
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.