Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5826 E. 2023/1206 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5826
KARAR NO : 2023/1206
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 31.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; …ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, ortağı olan …’in … isimli güzellik merkezi ile yetkilisi olmadığı halde bayilik sözleşmesi imzaladığını, bayilik sözleşmesini davacının tek taraflı olarak feshettiğini bayi tarafından sözleşmenin feshi nedeni ile zarara uğradığından, … 3. Asliye Ticaret Mahkemesine alacak davası açıldığını ve mahkemece yetki ortağının şirketi temsile yetkisinin olmadığına dair itirazlarına rağmen dosyayı bilirkişi kuruluna verdiğini ve bilirkişiler tarafından şirketi aleyhine alacağa karar verilmesi yönünde rapor düzenlediği, davacının bu kişiler hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, … 3. Asliye Ticaret Mahkemesince aleyhine alacağa hükmedildiği kararını temyiz etmesi üzerine kararın bozulmasına karar verildiğini, mahkemece bozma ilamına uyularak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alındığını ve bu bilirkişilerin de şirketi aleyhine alacağa karar verilmesi yönünde rapor düzenlendiğini ve mahkemece aleyhine alacağa hükmedildiğini, Yargıtay tarafından kararın onandığını, bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunduğunu, Anayasa Mahkemesince hak ihlali olduğuna ilişkin karar verildiğini, davacıya ve bilirkişi heyetine yönelik ifadelerinden dolayı davacı avukatının kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve hakkında hakaret suçundan iddianameler düzenlendiğini, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, yaptığı itirazların reddine karar verildiğini, söz konusu ceza davalarında kararları veren, iddianameleri tanzim eden ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veren, itirazların reddine veren hakim ve Cumhuriyet savcıları ile ticaret mahkemesi hakimleri ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi başkan ve üyelerinin kasıtlı olarak haksız ve hukuksuz kararlar verdiklerinden bahisle 100.000,00 TL maddi tazminatın 25.02.2010, 150.000,00 TL manevi tazminatın ise 05.03.2014 tarihinden işleyecek faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 08.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Usulü Kanunun (6100 sayılı Kanun) 47 nci maddesi gereğince görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür.

3. … Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2017/311 Esas, 2018/279 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/3403 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2021 tarih, 2019/22473 sayılı tebliğnamesi ile davacının temyiz taleplerinin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, maddi gerçeğe ulaşmak için her türlü delilin toplanması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğine ve kararın hukuka aykırı olduğuna, davacının temyiz istemi ise; talep ettiği tazminatın ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “… CBS nın 04/03/2010 tarihli KYOK ile; müştekinin … olduğu, Şüpheliler … …, .ve . hakkında Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapmak suçundan kamu davası açmaya yarar nitelik ve yeterlilikte delil bulunmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın itiraz üzerine kesinleştiği,

… 15. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/271 esas 2013/680 karar sayılı kararı ile … hakkında .’a karşı hakaret suçunu işlediğinden bahisle HAGB kararı verildiği,

… 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/37 esas 2015/141 karar sayılı kararı ile … hakkında ., ., … ., … …, ., …. … ., ., .’a karşı hakaret suçunu işlediğinden bahisle HAGB kararı verildiği,

HSK 13/09/2017 tarihli yazısı ile; İlgili Hakimler hakkında 2008/206 esas, 2010/71 karar sayılı dosyası nedeni ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 2005/135 esas sayılı dosyasında Ticaret Mahkemesi Başkanı. ile Ticaret Mahkemesi Üyesi . hakkında 21/11/2005 tarihli ve 2005/220 sayılı kararı ile ilgililer hakkında ceza tayinine yer olmadığına dair karar verildiği, dosyanın 20/01/2006 tarihinde Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderildiğinin, Ticaret Mahkemesi Başkanı ., üye . üye . haklarında 2008/206 esas 2010/71 karar sayılı dosya nedeni ile devam etmekte olan herhangi bir inceleme ve soruşturma kaydının bulunmadığının belirtildiği,

… 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 2008/206 esas 2010/71 karar sayılı kararı ile davalı …ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ aleyhine davacı … Zayıflama ve Estetik Merkezi lehine 12.000,00 TL alacağa hükmedildiği, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.12.2010 tarih 2010/7448 esas 2010/14551 karar sayılı kararı ile bilirkişi raporu alınmasına ihtiyaç duyulan konuda bilirkişilerin şahsına yapılan itirazlarında gözetilmesi gerektiği konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası … 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 2011/85 esas 2012/326 karar sayılı kararı ile davalı …ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ aleyhine davacı … Zayıflama ve Estetik Merkezi lehine 12.000,00 TL alacağa hükmedildiği kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2014 tarih 2013/6818 esas 2014/4366 karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, bu kez davalı …’in Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğu,

AYM 08/03/2017 tarihli kararı ile; başvurucunun ileri sürdüğü bozma kapsamı dışında kalan temyiz iddialarının kesinleştiğinden bahisle inceleme ve değerlendirmeye konu yapılmamasının kanun yolunun etkili bir şekilde kullanılması imkanını ortadan kaldırdığı, bu açıdan başvurucunun temyiz incelemesinde iddia ettiği hususlara yönelik karar elde etme hakkından yoksun bırakılarak mahkemeye etkili erişim hakkına müdahalede bulunulduğundan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna ve Anayasa’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay Dairesine gönderilmesi için … 3. Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine ve yeniden yargılama kararı verildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verildiği ,

Anayasa Mahkemesinin kararı sonrası Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nce 02/05/2017 tarih 2017/2192 esas 2017/3486 karar sayılı kararı ile davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilerek kararın onanmasına karar verildiği

Her ne kadar davacı şirketi ile ilgili davada bayilik sözleşmesi nedeni ile … 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tazminat davasında aleyhine haksız ve hukuksuz alacağa karar veren başkan ve üyeler ile davaya cevap dilekçesinde kullandığı ifadeler nedeni ile hakkında hakaret suçundan iddianame düzenleyen C.Savcıları ve karar veren hakimlerin yargılama faaliyetleri sırasındaki davranışları nedene ile kast ve kişisel kusur ile aleyhine alacağa ve hagb kararına hükmettiğinden bahisle 6100 sy HMK’nın 46. Ve 47. Maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat talep etmiş ise de; anılan … 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 3 ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınarak verilen kararlarının Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı ve temyiz taleplerinin tümünün reddine karar verildiği, ayrıca davacı hakkında açılan ceza davalarının davacının davalı olduğu … 3. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği cevap dilekçelerinde davacı avukatı ve bilirkişiler için kullandığı ifadeler nedeni ile ilgili olduğu, sonuç olarak … 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tazminat davasında karar veren başkan ve üyeler ile C.Savcıları ve hakimlerin yargılama faaliyetleri sırasındaki davranışları nedeni ile kast ve kişisel kusur ile hukuka aykırı hüküm verdiklerinden, açık ve kesin kanun hükmüne aykırı karar verildiğinden, hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davacının sübut bulmayan ve şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
” şeklinde, 6100 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir…” 47 nci maddesinde “Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Dava, bu dairenin Başkan ve üyelerinin fiil ve kararlarından dolayı ise yargılama Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesinde yapılır. Verilen kararların temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulunca yapılır. Temyiz incelemesine, kararı veren başkan ile üyeler katılamaz” şeklinde düzenlemelerin bulunduğu anlaşılmıştır.

Bu düzenlemeler ışığında hukuk mahkemesi hakimleri ve Yargıtay hukuk dairesi başkan ve üyelerinin yargısal faaliyetleri sebebi ile tazminat taleplerinin 6100 sayılı Kanunun 47 nci maddesi gereğince görev yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

Davacının suç soruşturması ve kovuşturması sırasında görev alan hakim ve savcıların haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler hakkındaki tazminat taleplerine yönelik davaların 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Davacının talebine konu … 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/37-2015/141 sayılı hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının tarihinin 24.12.2015 olduğu, karara konu eyleme ilişkin iddianame tarihinin 10.06.2013 olduğu, … Cumhuriyet Başsavcılığının bilirkişi heyetinde yapılan şikayet üzerine 2010/9735 sayılı soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığında dair kararın tarihinin 04.03.2010 olduğu, söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazı inceleyen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/1399 değişik … sayılı itirazın reddine yönelik kararın 04.06.2010 tarihli olduğu, 07.03.2013 tarihli iddianame ile hakaret suçundan açılan davada, … (Kapatılan) 15. Sulh Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 2013/271-2013/680 sayılı kararının tarihinin 11.09.2013, karara yönelik itirazın reddine yönelik … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/392 değişik … sayılı kararın tarihinin ise; 25.11.2013 olduğu anlaşılmakla söz konusu kararları veren hakimler ile iddianameleri düzenleyen ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararları veren Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlardan dolayı açılan tazminat davasında bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken tazminat koşulları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/3403 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararında davacı ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.