Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15321 E. 2023/2113 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15321
KARAR NO : 2023/2113
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2021/50 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/1389 Esas, 2021/1195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Yetersiz ve eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Önleme arama kararına istinaden sanığın üstünde yapılan arama neticesinde ele geçirilen maddelerin
birbirine yakın daralı ağırlıkta satışa hazır bir şekilde vücudun belli yerlerine sarılmak suretiyle zulalanmış bir vaziyette ele geçirilmesi, miktar itibariyle kişisel kullanım sınırları üzerinde kalması, sanık savunmasında Çorlu’ya çalışmak amacıyla gittiği için yanına fazlaca uyuşturucu ve uyarıcı madde aldığını beyan etmişse de; sanığın otogardan çıkmak üzereyken yakalanmış olması, üzerinden Çorlu’ya gideceğine dair herhangi bir otobüs bileti çıkmaması, iş amacıyla Çorlu’ya gittiğini beyan eden sanık üzerinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin haricinde kişisel kullanım elbise ve giyim eşyasının bulunmaması kül halinde değerlendirildiğinde sanığın üzerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 24,00 TL’den az olduğu halde sanıktan tahsil edilemeyeceği, ancak hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin tayin ve tespitine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
2. Olayda birden fazla nitelikli hal olmadığı halde, hüküm fıkrasının temel cezanın tayinine ilişkin A -) 1 maddesi kısmında nitelikli halin birden fazla ihlaline göre ibaresinin yazılması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/1389 Esas, 2021/1195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Gerekçeli karar başlığında tutuklama tarihinden önce gelmek üzere “Gözaltı tarihi: 28.10.2020” ibaresinin yazılması,
2. Hüküm fıkrasının A-)1 maddesi kısmındaki “nitelikli halin birden fazla ihlaline” ibaresinin çıkartılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.