YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8182
KARAR NO : 2023/1338
KARAR TARİHİ : 19.04.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.03.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil 29.11.2012 tarihinde gözaltına alınmış, 30.11.2012 tarihinde tutuklanmış, 06.05.2013 tarihinde tahliye edilmiş ve firar suçundan yapılan kovuşturma sonunda beraatine karar verilmiştir. Gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin 3.986,28 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 07.05.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak öncelikle süre yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacı tazminat talebine esas olan işlemlere kendi ihmalî ve kusurlu davranışlarıyla sebep olmuştur, bu işlemler yasal olarak yapılmıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2014/207 Esas, 2014/380 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 3.986,28 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2014/207 Esas, 2014/380 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.11.2017 tarihli ve 2017/1240 Esas, 2017/9015 Karar sayılı ilâmı ile; davacı ile ilgili gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, tazminat talebinin dayanağı olan … 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/606 Esas – 2013/146 Karar sayılı ceza dava dosyasında, davacının 29.11.2012 – 06.05.2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığının belirtildiği görülmekle birlikte, 30.11.2012 – 06.05.2013 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/1973 Esas – 2005/921 Karar sayılı ceza dava dosyasındaki hükümlülüğünden mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, gözaltında ve tutuklulukta geçen sürenin ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeli karar başlığında, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olan dava türünün ”466 Sayılı Yasaya göre tazminat”, 11.04.2014 olan dava tarihinin ise 14.04.2014 olarak yazılması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2018/115 Esas, 2020/312 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2021 tarihli ve 2021/121854 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen tazminat miktarlarının azlığına, ilişkindir.
B. Davalı vekilinin temyiz isteği; davacı kendi ihmalî ve kusurlu eylemleri nedeniyle tutuklamaya sebep olduğundan tazminata hükmedilmemesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazlalığına, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
Dava dilekçesi, 12. Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.05.2013 tarih ve 2013/606 esas sayılı kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 29.11.2012 – 06.05.2013 tarihleri arasında 1 gün gözaltında, 158 gün de tutuklu olarak kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraat ettiği ve hükmün kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve 142 nci maddelerindeki şartların da oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının gözaltında ve tutuklu olarak geçirdiği sürelerde uğradığı maddi zararların tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak 4.033,78 TL maddi zarar tespit edilmiştir. Ancak … Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosuna yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının 30.11.2012 – 31.01.2013 tarihleri arasındaki tutuklu kaldığı sürelerin … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/1973 Esas, 2005/921 Karar sayılı dosyasında mahsup edildiğinin bildirildiği, mahsup edilmeyen sürelerin 01.02.2013 – 06.05.2013 tarihleri arasında olduğu, bu süreye ilişkin tazminat miktarının 2.447,00 TL olduğu anlaşılmakla, mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine 3.000,00 TL maddi tazminatın 30.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ise; miktar belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklu kalmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, hak ve nefaset kuralları ile dosya kapsamındaki tüm hususlar birlikte değerlendirilerek 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/606 Esas – 2013/146 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının firar suçundan 29.11.2012 – 06.05.2013 tarihleri arasında 157 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.08.2013 tarihinde kesinleştiği, davacının 30.11.2012 – 31.01.2013 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği 62 günlük sürenin … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/1973 Esas – 2005/921 Karar sayılı ceza dava dosyasındaki hükümlülüğünden mahsubuna karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla tutuklu kalınan sürenin bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan … 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2013/606 Esas – 2013/146 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının firar suçundan 29.11.2012 – 06.05.2013 tarihleri arasında 157 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.08.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla tutuklu kalınan sürenin bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2018/115 Esas, 2020/312 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.04.2023 tarihinde karar verildi.