Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7937 E. 2023/1284 K. 17.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7937
KARAR NO : 2023/1284
KARAR TARİHİ : 17.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin kasten adam öldürme suçu isnadıyla 19.08.2014 tarihinde gözaltına alındığını, 20.08.2014 tarihinde tutuklandığını, 19.01.2015 tarihinde tahliye edildiğini belirterek haksız koruma tedbiri uygulanması nedeniyle; 100.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 07.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle;”Davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin olup olmadığı, ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini. maddi ve manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddine karar verilmesini” beyan etmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/360 Esas, 2018/580 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/146 Esas 2019/1398 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tutuklama sebebinin dayanağının kasten öldürme suçu olduğu,6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı tutuklama kararı verilemeyeceği, bu nedenle … bu suçtan mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle tazminat talebinin reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; dava dosyamızın dayanağını oluşturan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/397 esas sayılı dosyasında 01.06.2015 tarihinde sanık hakkında beraat kararı verildiği, kasten öldürme suçu yönünden kararın 21.03.2018 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 11.05.2018 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce toplanan tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda; davacının … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/397 sayılı soruşturma dosyasına konu eylem nedeniyle 19.08.2014 tarihinde gözaltına alındığını, 20.08.2014 tarihinde Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13/1. maddesi ve Türk Ceza Kanunun 81/1. maddesi uyarınca tutuklandığı, 19.01.2015 tarihinde tahliye edildiği ve bahse konu ceza dosyasında 01.06.2015 tarihinde kasten öldürme suçundan sanığın beraatine, 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesi uyarınca “Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenlerin” tazminat talebinde bulanabileceklerinin açıkça belirtildiği, sanık hakkındaki sorgu zaptı ve tutuklama müzekkeresi incelendiğinde, sanığın hem kasten öldürme suçundan hem de 6136 sayılı yasaya Muhalefet suçundan tutuklandığı ve kasten öldürme suçundan meşru savunma hükümleri kapsamında beraat kararı verilmiş olsa dahi aynı tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dolayısı ile CMK’nın 141. maddesinde belirtilen yasal şartların bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/397 Esas – 2015/200 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 19.08.2014 tarihinde gözaltına alındığı, … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.08.2014 tarih 2014/47 sorgu numaralı kararıyla Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13/1. Maddesi ve Türk Ceza Kanunun 81/1. maddesi uyarınca tutuklanmasına, 19.01.2015 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda davacının üzerine atılı kasten öldürme suçundan beraatine, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan dolayı netice itibariyle 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, beraat hükmünün temyiz incelemesinden geçerek 21.03.2018 tarihinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının 09.06.2015 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 19.08.2014-19.01.2015 tarihleri arasında 154 gün gözalltı/tutuklu kaldığı, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince davanın tümüyle reddedilmesi, davacının 100.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu ve karar tarihinin 18.09.2018 olduğu dikkate alınarak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 4.360 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 4.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Dosya kapsamındaki … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20.01.2015 tarihli yazı cevabında davacının kasten öldürme ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından tutuklandığının ve yazı ekinde 2 adet tevkif müzekkeresinin bulunduğunun belirtildiği ancak dosya içerisinde kasten öldürme suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin bulunduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan kontrolde davacı hakkında her iki suçtan ayrı ayrı tutuklama müzekkeresinin düzenlendiği anlaşılmakla;davacı ile ilgili tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere, belge ve kararların Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içerisine davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı, tek tutuklama müzekkeresi ile mi yoksa ayrı tutuklama müzekkereleri ile mi tutuklandığı belirlenerek, her iki suçtan verilen tutuklama kararlarının ikisininde infaz edilip edilmediğinin sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile sanığın hem kasten öldürme suçundan hem de 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan tutuklandığı ve kasten öldürme suçundan meşru savunma hükümleri kapsamında beraat kararı verilmiş olsa dahi aynı tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet kararı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Davacı hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının 09.06.2015 tarihinde kesinleştiği, Dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaraları bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/146 Esas 2019/1398 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2023 tarihinde karar verildi.