Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17460 E. 2009/17591 K. 25.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17460
KARAR NO : 2009/17591
KARAR TARİHİ : 25.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mülkiyetin ve niteliğin tesbiti ve sataşmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Kooperatif, 31.07.2005 tarihinde, tapuda … köyü 262 sayılı parsel olarak kayıtlı taşınmazın paydaşı oldukları, taşınmazın 1950 yılında makiye ayrılarak orman rejimi dışana çıkarıldığı, ve 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre gerçek kişilere tevzii edildiği, arazi kadastrosunda gerçek kişiler adına tesbitinin kesinleştiği, sonra satın almak suretiyle taşınmazda paydaş oldukları, taşınmazda çalışma yapmak için taşınmazın orman ile ilgisinin olup olmadığını sorduklarında, Orman Yönetiminin 20.06.2003 gün ve 2323 sayılı yazı ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek taşımazda çalışma yapmalarına engel olduğu iddiasıyla, taşınmazın orman sayılmayan tapulu yerlerden olduğunun tesbitini, ve Orman Yönetiminin sataşmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, taşınmazın 1953 yılında makiye ayrıldığı ve 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevzii edilmek suretiyle tapu kaydının oluştuğundan Orman Yönetiminin sataşmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mülkiyetin ve niteliğin tesbiti ve sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … köyünde yerde 3116 sayılı yasa hükümlerine göre orman tahditine 1943 yılında başlanmış, 05.09.1946 tarihinde resmi gazetede ilan edilerek kesinleşmiş, aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. Madde uygulaması için 3 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu görevlendirilmişse de, henüz çalışmaya başlanmamıştır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman kadastrosu sınırları dışındaki orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, taşınmazın 1953 yılında makiye ayrıldığı ve gerçek kişilere tevzii edilerek tapuya kayıt edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de;
07.04.2005 günlü keşif sonunda orman bilirkişi … ile harita mühendisi bilirkişi … … tarafından düzenlenen 18.04.2005 tarihli raporda çekişmeli parselin, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre … Köyünde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı gibi, 1953 yılında Akdeniz makisi olarak ayrıldığı bildirilmişler, ancak orman bilirkişi orman sınır hattına irtibatlı kroki düzenlememiş, rapora eklenen haritaları da imzalamamış, eksikliğin tamamlanması istendiğinde de düzenlediği ek rapor ve krokide çekişmeli parselin … köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile tesis edilen orman sınır hattına irtibatlı kroki düzenlemiş, mahkemece bu çelişki üzerinde durularak çelişkiler yöntemince giderilmemiştir.
Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamaz.
Bu yerde orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak: bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri uygulanarak orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde, mahkemece çekişmeli pareselin bulunduğu yerin, … köyü ve … köyünde yapılan orman kadastrosunda tampon bölgede bırakılma ihtimaline göre, … köyü ile … köyünde çeşitli tarihlerde yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamalarına ilişin tüm işe başlama, çalışma, sonuçların askı ilan tutanaklarıyla, çekişmeli taşınmazı orman sınır noktaları ile birlikte gösteren ve her iki köyde yapılan orman kadastroları sonucu oluşturulan orman kadastro haritaları ve yapılan makiye ayırma tutanakları ve … köyünde orman kadastrosu ve 2/B uygulamaları yapmak üzere görevlendirilen 3 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca çalışmalara başlanıp başlanmadığı sorularak, yapılan çalışmalara ilişkin tüm tutanak ve haritalar getirtilip, dosya keşfe hazırlanmalı, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte … köyünde ve … köyünde yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm haritalar ve tutanaklar ile kadastro paftası, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına ve uygulanan en eski tarihli memleket haritasına konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre,
Çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındayken, yörede aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapmak üzer görevlendirilen 3 Numaralı Orman Kadastro Komisyonca yapılan çalışmalar bitirilmiş ve ilan edilmişse, çekişmeli parselin 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan yerlerden iken, bu çalışmada orman olarak sınırlandırılması halinde davacı Kooperatif yönünden, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış ise … açısından orman kadastrosuna itiraza dönüşeceği gözetilerek, görevsizliğe karar verilip, dosya kadastro mahkemesine gönderilmeli,
3 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastro işlemi yapılmadığı yada yapılan çalışmanın ilan edilmediği saptanır ve yapılan uygulama sonunda çekişmeli parselin 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı daha sonraki çalışmalarda durumunun değişmediği, eski tarihli haritalar ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılmayan yerlerden yada orman içi açıklığı sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği taktirde davanın kabulüne, tam aksinin yani taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, yada 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden yada orman içi açıklığı sayıldığı halde davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASIN, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 25/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.