YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1813
KARAR NO : 2009/3467
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ….. Köyü …., ve… mevkilerinde bulunan 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/122 E.- 179 K. Sayılı dosyası ile açılan tescil davasının reddedildiğini, taşınmazların … arazisi olduğunu iddia ederek ve tarla niteliği ile Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, Şehmuz …’ün 05/05/2003 tarihli rapor ve krokisinde (A), (B) ve (C) ile gösterilen toplam 80630.89 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, su altında kalan (D) ile gösterilen taşınmaz ile kadastro bilirkişisi Gürkan Subaşının 07/07/2005 tarihli rapor ve krokisinde A, B ve C ile belirtilen taşınmazlara ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlyemi 1983 yılında yapılmış ve sonuçları 01/12/1983 tarihinde kesinleşmiştir.
1) Davacı Hazinenin 07.07.2005 tarihli krokide A, B, C harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazları bakımından; C/A harfi ile gösterilen kısmın 753 nolu parsel, B/A harfi ile gösterilen kısmın 310 parsel içinde kaldığı, geri kalan A, B ve C bölümlerinin ise Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/187-626 sayılı kararı ile Hazine adına tescile karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılarak, bu bölümler hakkında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davacı Hazinenin 05.05.2003 tarihli krokide A, B, C ve D harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece A, B, C harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava konusu D harfi ile gösterilen taşınmazın su altında kalması nedeniyle bu bölüm hakkında davanın reddine karar verilmesi ve tescile karar verilen diğer taşınmazların arazi kadastrosu sırasında orman olarak tapulama dışı bırakıldığı ve yörede halen orman kadastrosu
yapılmadığından, orman kadastrosu yapılıncaya kadar orman sayılacağından orman niteliği ile tescile karar verilmemesi doğru değilse de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hükmün 1. bendinde yer alan “A, B ve C ile gösterilen toplam 80.630,89 m2’lik taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine “A, B, C ve D harfleri ile gösterilen toplam 88.137,12 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/03/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.