YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13730
KARAR NO : 2023/840
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 28.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklı adına Biga İcra Müdürlüğünün 2014/2344 esas sayılı dosyasından borçlu-sanık aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı, ancak borçlunun alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile mevcudunu eksilttiği ve bir kısmını da elinden çıkardığı, başkasının uhdesine geçirdiği, değerlerini düşürdüğü, alacaklının zararına sebebiyet verdiği, İİK’nun 333/a maddesine göre borçlunun işletmenin borçlarını ödemeyerek alacaklıları zarara uğratmak maksadı ile kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıyı zarara uğrattığı; İİK’nun 337/a maddesine göre mallarını eksik gösterdiği, aktifinde yer alan mallarını göstermediği ve bu mallar üzerinde tasarruf sağladığı, İİK’nun 345/a maddesine göre de şirketin idare ve temsile yetkili kişi olarak şirketin borçlarını karşılamadığını
bilmesine rağmen şirketin iflasını istemediği, bu nedenlerle sanığın İİK’nun 331, 333/a, 337/a ve 345/a maddelerine göre ayrı ayrı cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Biga İcra Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında unsurları oluşmayan suçlardan beraatine karar verilmiştir.
3.Biga İcra Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2019/3225 Esas, 2019/10936 sayılı kararı ile “…1-İİK 331 ve 333/a maddelerinde öngörülen suçlar yönünden hükümlerin onanmasına, 2- İİK. 337/a ve 345/a maddelerinde öngörülen suçlar yönünden yapılan incelemede ise; borçlunun kayıtlı olduğu ticaret sicili müdürlüğünden tacir kaydı olup olmadığı hususunun tespiti ile, ticaret sicili ile vergi dairesi müdürlüğünden tescilli adresleri sorularak,tespit edilen adreslerde zabıta araştırması yaptırılarak, şikayet tarihini kapsar şekilde en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenmesi ile ayrıca İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; borçlu şirkete ait ticari defterler temin edilerek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Biga İcra Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli kararı ile İİK’nun 349/6 hükmü gereğince şikayetçinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müştekinin temyiz isteği, temyize konu dosyanın 08.09.2021 tarihli duruşmasına 07.09.2021 tarihli mazeret dilekçesi ile, aynı gün duruşmasına girmek durumunda oldukları dosya numarası ve dilekçe ekinde mazereti gösterir belge sunulmuş olmasına rağmen, hatalı olarak mazeret sunulmamış gibi karar verilerek şikayet hakkının düşürüldüğü, ilk derece mahkemesince hatalı olarak şikayet hakkı düşürüldüğünden hatalı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 337/a ve 345/a maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Şikayet tarihinin 28.08.2014 tarihi olduğu, sanığın savunmasının alındığı 27.10.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran başkaca bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 27.10.2022 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle;
Biga İcra Ceza Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2019/748 Esas, 2021/219 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davaların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği
gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.