Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/42 E. 2023/1237 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/42
KARAR NO : 2023/1237
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli 2015/717 Esas 2016/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 52 nci fıkranın ikinci bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli 2015/717 Esas 2016/162 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2019/8427 Esas 2021/2051 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli 2021/323 Esas 2021/543 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 52 nci fıkranın ikinci bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2021 havale tarihli ve 2021/140622 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Ceza miktarının az olduğuna, sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Mahkemenin kabulune göre alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının yasal olmadığına,

2.Katılanın koşarak otobüsün tekerine çarparak yaralandığına, mahkemece bilirkişi raporu ve müşteki iddiasına dayanarak hüküm kurmanın yasal düzenlemelere aykırı olduğuna,

3. Re’sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanığın suç tarihinde sevk ve idaresindeki otobüs ile son durağı geldiğinde otobüslerden inen yolcuları ön görerek yayaların … ön ve arkasına doğru hareket edebileceklerini düşünerek her an duracakmış gibi aracını asgari hıza düşürerek kullanması gerektiği, bu şekilde tali kusurlu olduğu, araçtan inen katılanın yaya halde iken aracı hafif iktirerek katılana çarparak doktor raporunda belirtildiği üzere yaralanmanın kemik kırığı oluşacak şekilde taksirle yaralanmasına neden olduğu, bilirkişi raporuna göre katılan mağdurun da araçtan indikten sonra otobüslere ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken vermeyip dikkatsizce davrandığı, bu şekilde asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla seçenek yaptırım adli para cezası tercih edilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekmiştir.

2…. Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.07.2015 tarihli raporda, …’ın hayat fonksiyonlarını AĞIR (5.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, 27.01.2015 tarihinde meskun mahalde, saat 18:25 sıralarında, gece vakti, aydınlatma mevcut, yağmurlu havada, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otobüs ile Konak Bahribaba otobüs durakları içerisinde 233 nolu peron girişinde yolcu indirip hareket etmek istediği esnada, durak içinde dikkatsiz hareket eden yaya …’a otobüsün sol ön teker kısımlarıyla çarpması sonucu yayanın yere düşmesi şeklinde meydana gelen trafik kazasında, yaya …’ın yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya bulunmadığı hallerde taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümek kuralını ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, sürücü …’in sürücülerin duraklarken, taşıt yolunun sağına ve soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların harketlerini zorlaştıracak şekilde davranmalarını kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4.Trafik polisi bilirkişi tarafından düzenlenen 14.032016 tarihli raporda yaya …’ın, otobüs durakları alanı içerisinde bulunan peronlara yanaşan ve duraksayan yolcu indiren otobüslerin hareketini izlemesi, binmek istediği otobüsün bulunduğu perona doğru ilerlerken dikkatli olması, peronlar arasında geçiş yapan araçlara veya yolcu indirmek isteyen otobüslere ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden peronlar arasında dikkatsizce geçişi sırasında yaralandığı olayda asli kusurlu, sanık …’in ise mahalde yaya trafiğinin yoğun ve hareketli olduğunu bilmesi, peronlar arasında geçerken veya peronlara yanaşırken her an bir yayanın kaplama alanına girebileceğini öngörmesi, bu nedenle her an duracakmış gibi aracın hızını asgari hadde düşürmesi, yayanın varlığına nazaran etkili fren ve direksiyon manevrası tertibatında bulunmayarak tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Olay nedeniyle yaralanan …, olay günü sanığın idaresindeki otobüse bindiğini, duraklara geldiğinde araçtan indiğini, başka bir otobüse binmek üzere yürüdüğü esnada otobüsün kendisine çarptığını, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş olup davaya katılmasına karar verilmiştir.

6.Sanık savunmasında, yolcuları indirdikten sonra biraz ileride bulunan durakta yeni yolcular alacağını, toplam bir dakika yolcuların inmesini beklediğini, ilerideki durağa gideceğini, henüz hareket etmediğini, o anda bir ses geldiğini, katılanın … durmaktayken otobüse çarpıp yaralandığını, herhangi bir maddi ödemede bulunmadığını beyan etmiş olup, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.

7.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

8. 5271 sayılı Kanun’un 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre, meskun mahalde, saat 18.25 sıralarında, gece vakti, aydınlatma mevcut, yağmurlu havada, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otobüs ile Konak Bahribaba otobüs durağına geldiğinde yolcularını indirdikten sonra hareket etmek istediği esnada, biraz evvel sanığın kullandığı otobüsten inerek diğer otobüse binmek üzere yürümekte olan ve durak içinde dikkatsizce hareket eden yaya …’a otobüsün sol ön teker kısımlarıyla çarpması sonucu tali kusurlu olarak hayat fonksiyonlarını AĞIR (5.) derece etkileyecek derecede kemik kırığı oluşmasına neden olduğu olayda, mahkemece sanık hakkında belirlenen temel cezanın “suçun işleniş biçimi ve yaralanmanın ağırlığı” şeklindeki gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Maddi zarar talebi olan katılanın zararının giderildiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun uğradığı zararının aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi koşulunun yerine getirilmediği, sanığın taksirle işlediği suç neticesinde oluşan zararın giderilmesi yönünde de bir çabasının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece “mağdurun suçtan kaynaklanan maddi zararı giderilmediğinden” şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Ceza Miktarı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, mahkemece “suçun işleniş biçimi ve yaralanmanın ağırlığı” şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hapis Cezasına Hükmedilmesi Gerektiği Yönünden
Sanığın eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü, tercihin olayın özelliklerini ve kusur durumunu gözetmek kaydıyla, hakimin takdirine bırakılmış olması sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Ceza Miktarı Yönünden
Mahkemece “suçun işleniş biçimi ve yaralanmanın ağırlığı” şeklindeki gerekçeyle tali kusurlu olarak katılanın AĞIR (5.) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Oluş ve Kabule Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde belirtilen deliller ve incelenen dosya kapsamına göre, kusur durumuna ilişkin olarak düzenlenen raporların dosya kapsamı ile uyumlu ve kusur tayini bakımından yerinde olduğu anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Re’sen Gözetilecek Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli 2021/323 Esas 2021/543 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.