Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4673 E. 2023/1176 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4673
KARAR NO : 2023/1176
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, temyiz isteminin çocuğun cinsel istismarı suçuyla sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli, 2014/22 Esas ve 2014/96 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2018 tarihli ve 14-2015/113586 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kasten hareket etmemesinden ötürü suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ve gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; öncesinde aralarında arkadaşlık ilişkisi bulunan mağdure ile sanığın olay günü buluşmak amacıyla sözleştikleri ve sanığın idaresindeki araçla mağdureyi eğitim gördüğü kurumdan yanında arkadaşları olduğu halde aracına alarak ilçe merkezi dışında bulunan helikopter pist alanına götürdüğü, diğer şahısların araçtan inmesi ile araçta yalnız kalan mağdur ile sanık arasındaki görüşme sırasında sanığın mağdureden hoşlandığını söyleyerek adı geçenin elini tutup dudağından öptüğü hadisesi ile ilgili olarak sanığın kovuşturma aşamasında inkara dayalı savunmada bulunmasına karşın olayın akabinde sıcağı sıcağına alınan soruşturma aşamasındaki savunmasında ikrar mahiyetli anlatımda bulunması karşısında sonraki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek eylemi sabit görülmekle mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.” amir hükmü gözetilerek sanığın soruşturma aşamasında müdafii hazır bulundurulmaksızın alınan ifadesinde ikrar mahiyetli anlatımlarda bulunmasına karşın, kovuşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında inkara dayalı savunmada bulunması, mağdurenin aşamalarda alınan ifadesinde istikrarlı bir surette sanığın kendisine fiziksel bir temasının olmadığını beyan etmesi ve olay mahallinde bulunan şahısların tüm aşamalarındaki ifadelerinde suçun işlendiğine dair anlatımlarının bulunmaması karşısında sanığın soruşturmada müdafii olmadan alınan beyanı haricinde mahkumiyete esas olacak delil bulunmaması sebebiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sarıveliler Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli, 2014/22 Esas ve 2014/96 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.