Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14998 E. 2023/2624 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14998
KARAR NO : 2023/2624
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/381 E., 2022/1073 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/1633 Esas, 2015/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası gereği 2

yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hapis cezasının mükerrirlere özgü infazına ve denetimli serbestlik tedbirine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine, 5607 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi gereği tasfiyesine karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/1633 Esas, 2015/550 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2018/2036 Esas, 2021/400 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/381 Esas, 2022/1073 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mükerrirlere özgü infaz ve denetimli serbestlik tedbirine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli ve 2022/114675 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçlamayı kabul etmediğine, kaçak sigaraların kendisine ait olmadığına, savunmalarını tekrarla Bülent …’a ait kendi adına gelen kargo paketinde sigara bulunduğundan haberinin bulunmadığına, kamu zararını ödediği halde indirim yapılmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.11.09.2014 tarihinde, Yurt İçi Kargo şubesi önünde sanığın ticari taksiye karton kutu yüklediği sırada karton kutunun yırtılması sebebiyle yere kaçak sigaraların düştüğünün görülmesi üzerine kutunun içerisindeki toplam 950 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesinde alınan savunmasında, kargodan kendi adına gelen iki adet koliyi taksiye yerleştireceği sırada koli yırtılınca içinde sigara olduğunu gördüğünü, kargo paketinin yanında çalıştığı Bülent …’a ait olduğunu, sigaraların kendisine ait olmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ederek, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını, gümrük vergi miktarını ödediğini ve makbuzunu sunduğunu belirtmiştir.

3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

5.Sanığın alıcı olarak isminin bulunduğu kargo şirketinin barkotlu fişi ile faturasının dava dosyasında olduğu anlaşılmıştır.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık … hakkında, mahkemece yapılan ihtaratta suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken indirim oranının belirtilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı ve sanığın doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasına “Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir” ve 5 … maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği, bu nedenle kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla talimata eklenen yazılı ihtaratta indirim oranlarının belirtildiği, ayrıca Mahkemede de ihtarat yapılan sanığın huzurda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, daha az tutarda olan kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını ödediğini beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname’ndeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Mahkemece sanık hakkında takdiri indirim uygulanarak cezasında 1/6 oranında indirim yapıldığı anlaşıldığından, tekerrüre esas adlî sicil kaydı bulunan sanığın kamu zararını ödemiş olmasına rağmen indirim yapılmadığına ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/381 Esas, 2022/1073 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.