Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13224 E. 2023/2152 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13224
KARAR NO : 2023/2152
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/283 E.,2022/192 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2013/441 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 50 nci ve 52 nci maddeleri gereği hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

2.Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2013/441 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2016/6136 Esas, 2020/8000 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/283 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 50 nci ve 52 nci maddesi gereği hapisten çevrili 2.000,00 TL ve 2 gün karşılığı 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.11.2022 tarihli ve 2022/95891 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu eşyaları yakın akrabalarına hediye etmek için aldığına, eylemin suç olduğunu bilmemesi nedeniyle hükmün bozulması ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde olan 01 PV… plaka sayılı aracın durumundan şüphelenilmesi üzerine aracın durdurulduğu, araç içerisinde ve bagaj kısmında bulunan çanta ve poşetlerde 4 adet kaçak cep telefonu, 55 adet güneş gözlüğü ve 10 adet kol saati ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesinde talimatla alınan savunmasında suça konu telefonları hediye amaçlı aldığını, güneş gözlüğü ve saatleri ise satacağını beyan etmiş, bozma sonrasında alınan savunmasında ise atılı suçlamayı kabul etmediğini, telefonları hediye edeceğini, 90 gün içerisinde 10.590.70 TL’yi hâzineye yatıracak maddi gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek,15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen

“Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 … maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun’un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

2.Etkin pişmanlıktan istifadenin hüküm tarihine kadar olduğu gözetilmeden, sanığa yapılan bildirimde ödemeyi ”90 gün içerisinde” yapabileceği ihtar edilmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasında ödeme süresi olarak öngörülen “hüküm verilinceye kadar” şeklindeki yasal düzenlemeye aykırı davranılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/283 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 226 maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09 .03.2023 tarihinde karar verildi.

(K.K.D.)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm, sanık tarafından temyiz edilmiş, sanığın kullandığı aracın bağajında çanta içerisinde cep telefonları ele geçirilmiş, sanık suça konu cep telefonlarını hediye amacıyla bulundurduğunu söylemiş, usulüne uygun alınmış arama kararının bulunmaması nedeniyle aracın bagajında yapılan arama kararının hukuka aykırı olduğunun Dairemiz bozma kararının gerekçesinde tartışılmaması yönündeki sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nun 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Yasanın 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.

Makul şüphenin varlığı halinde verilecek adli arama kararında hangi hususlara yer verilmesi gerektiği ise 5271 sayılı Yasanın 119. maddesinde ve Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeler uyarınca arama kararında; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, aranılacak eşyanın elde edilmesi halinde el konulup konulmayacağı hususlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir.

Şüphe üzerine durdurulan sanığa ait aracın kabin kısmında çanta ve poşette güneş gözlüğü ve kol saati, bagajındaki laptop çantası içerisinde ise 4 adet cep telefonu ele geçirildiği, sanığın mahkeme huzurunda alınan beyanında suça konu telefonları hediye amaçlı aldığını söylediği olayda, sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece 5271 sayılı CMK’nun 116-119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın cep telefonlarını ne amaçla aldığına dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa’nın 38/2, 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillerin hükme esas alınımayacağı cihetle sanığın saat ve gözlükleri satmak için aldığını söylemesi karşısında, kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının sadece gümrük kaçağı saat ve gözlükler için düzenlettirilerek 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi kapsamında yapılacak etkin pişmanlık ihtaratın da belirlenen bu değerler üzerinden yapılmasının belirtilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 09.03.2023