Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18255 E. 2023/1290 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18255
KARAR NO : 2023/1290
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILAN MAĞDURE : …
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, tehdit

Tehdit suçu yönünden; sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden; Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince kamu davası açılmıştır.

2. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 30 gün karşılığı 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2020 tarihli ve 14-2016/351524 sayılı, kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdureyi on sekiz yaşından büyük olduğunu bildiğine ve hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşdit uygulanma ve takdiri indirim sebebi uygulanmama gerekçelerinin hukuka aykırı olduğuna ve diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında alınan savunmalarında; katılan ile sosyal medya üzerinden tanıştıklarını, karşılıklı olarak birbirlerine cinsel içerikli fotoğraflarını gönderdiklerini, daha sonra katılanın, kendisinin kaldığı öğrenci evine geldiğini, bu evde ağabeyi ve ev arkadaşının da bulunduğunu, katılanla birlikte alkol aldıklarını, daha sonra katılanın rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerini, katılanın babasının kredi kartından kendi rızası ile 500 artı 400 TL olmak üzere toplamda 900 TL para çekerek kendisine verdiğini, bir süre sonra katılanın, kendisinin arkadaş çevresi ile görüşmemesini istemesi nedeniyle katılandan ayrılmak istediğini, katılana görüşmek istemediğini söylediğini, bunun üzerine katılanın kendisinin yaşının 18’den küçük olduğunu söyleyip “benimle ilişkiye girdin, sana verdiğim 900 TL’yi geri ver, yoksa seni şikayet ederim” şeklinde sözler söylemesi üzerine korkarak şikayet edersen seni bu şehirde barındırmam tarzında telefonla mesaj yazıp katılana gönderdiğini, katılanın kendisini şikayet ettikten sonra da aynı telefonla arayarak görüşmeye devam ettiğini ve kendisini sevdiğini söyleyerek kendisiyle ilişkiye girmeye devam etmek istediğini söylediğini, katılanın görünüm itibariyle 18 yaşından büyük gösterdiğini beyan etmesi, katılanın yargılama sırasındaki ayrıntılı anlatımlarında her ne kadar sanığın kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmiş ise de; yine aynı beyanlarında sanığı sevdiği için ona bir zarar vermediğini beyan etmesi, katılanın zorla gerçekleştirildiği iddia olunan cinsel ilişki sırasında göstereceği basit bir tepkinin veya bağırmasının olaylar sırasında evde bulunan tanıklarca duyulmasının mümkün olması, tanıkların evde bulundukları sırada katılanın sesini duymamış olmaları, sanık ve katılan arasında ki whatsapp görüşme kayıtları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılanın cinsel ilişkinin zora dayandığına ilişkin beyanının kendisini çevresinde mazur gösterme düşüncesi ile verdiği beyan olduğu kanaati ile katılanın, sanığın kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğine ilişkin beyanına itibar edilmemiş, sanığın sübut bulan eyleminin 22.07.1998 doğumlu olup suç tarihinde 15 ile 18 yaş arasında olan katılan ile rızası ile cinsel ilişki kapsamında kaldığı, katılanın şikayetçi olduğu anlaşılmakla sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren teşdiden 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın gözlemlenen herhangi bir pişmanlığının bulunmaması, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği takdiri indirim gerektiren bir vaziyetinin bulunmaması dikkate alınarak hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın katılan …’e yönelik “en ufak başım belaya girerse seni barındırmam burada, etrafındaki çocuk çolukla bir tutma” şeklindeki mesajı basit tehdit suçu niteliğinde olup sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği, herhangi bir pişmanlığının görülmemesi nazara alınarak başkaca takdiri indirim nedeni de görülmediğinden 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak hükmolunan gün adli para cezasının 5237 Sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1 günü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilerek sanığın 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın aşamalarda mağdurenin on sekiz yaşından büyük olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdure beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. İlk derece mahkemesince müsnet suçtan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar nazara alınarak somut gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle teşdit uygulanması ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda dosya kapsamıyla uyuşmayan “Sanığın gözlemlenen herhangi bir pişmanlığının bulunmaması, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği” şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken adli sicil kaydı olmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

3.Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

III. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.