Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21015 E. 2023/2506 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21015
KARAR NO : 2023/2506
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/490 E., 2016/20 K.
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.01.2021 tarihli ve 2016/130247 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay ( Kapatılan ) 19. Ceza Dairesi’ ne tevdi olunmuş, anılan Daire’nin 01.07.2021 tarihli ve 2021/684 Esas, 2021/22675 Karar sayılı kararı ile Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2. Eksik inceleme sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verildiğine,

3.Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler uyarınca atılı suçun işlendiğinin sabit olduğuna,

4. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine, ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 06.07.2015 havale tarihli ihbar yazısı ile S.S. Bodrum Yaşam Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri hakkında, genel kurulu zamanında olağan toplantıya çağırmadıkları gerekçesi ile suç duyurusunda bulunulmuştur.

2.Anılan yazı ekinde yer alan kayıtlar uyarınca kooperatifin tescil işlemlerinin 06.11.2012 tarihinde gerçekleştirildiği, sanıkların da ilk genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri anlaşılmıştır.

3.Sanıklar savunmalarında, suçlamaları kabul etmediklerini ve aynı eylem nedeni ile yargılanıp ceza aldıklarını belirtmişler, sanık savunmalarında geçen Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/361 Esas, 2015/447 Karar sayılı dosyasının getirtilip duruşmada incelenmesinden sonra alınan beyanlarında, sanık … suç kasıtlarının olmadığını, sanık … mahkeme sonucunu beklediklerini, sanık … ise 2014 yılı toplantısını mahkeme kararını bekledikleri için yapmadıklarını, mahkeme sonuçlandıktan sonra çağrı yaptıklarını, ancak bir kısım üyenin istifa ettiğini ve kurucu üye sayılarının üçe düştüğünü beyan etmiştir.

4.Kovuşturma aşamasında dosya arasına alınan Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 13.10.2015 ve tarihli 2015/361 Esas, 2015/447 Karar sayılı dava dosyasında, 2013 hesap devresine ilişkin olarak kooperatif genel kurulunu zamanında olağan toplantıya çağırmadıkları gerekçesi ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın da 26.10.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5.Sanıklardan … tarafından dosyaya sunulan belgeler uyarınca, 2015 yılı Aralık ayı içerisinde dört kooperatif ortağının ortaklıktan ayrıldığı, 19.12.2015 tarihli genel kurul toplantısının ise gerekli çoğunluk sağlanamaması nedeni ile ertelendiği görülmüştür.

6.Mahkemece, ”…sanıkların 2013 yılı genel kurul toplantısı için genel kurul üyelerini toplantıya çağırmama suçundan haklarında Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013 yılı toplantısı için derdest olduğu, 2014 yılında genel kurulu toplantıya çağırma süresi olan 01/01/2015 ve 30/01/2015 tarihleri arasında sanıkların Bodrum 2 Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandıkları, bu durumda sanıkların genel kurulu toplantıya çağırmak için haklarında aynı eylemden dolayı bir yıl önceki suça ilişkin kamu davasının sonuçlanmasını beklemeleri hayatın olağan akışına göre uygun bir insan davranışı olduğu ve sanıkların içine düştükleri bu yanılgının kaçınılmaz bir hukuk yanılması olduğu, bu surekle sanıkların mahkeme sonucunu beklemek şeklindeki eylemlerinin TCK 30/4. Maddede düzenlenen haksızlık yanılgısı içinde oldukları , 2014 yılı toplantıya çağırma yükümlülüğünün bu mahkeme sonucuna bağlı olduğuna dair düştükleri yanılgının kabul edilebilir ve kaçınılmaz bir hata olması…” gerekçesi ile atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.

IV.GEREKÇE
Usulüne uygun olarak kurulan kooperatifin kurucu ortakları olup, ilk genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları anlaşılan sanıkların, 2014 hesap devresine ilişkin olarak kooperatif genel kurulunu zamanında olağan toplantıya çağırmadıklarının sabit olduğu, 1163 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeler uyarınca her hesap devresine ilişkin olarak olağan genel kurul toplantısı yapılmasının yasal zorunluluk olduğu, bir önceki hesap devresinin olağan genel kurul toplantısının süresinde yapılmamış olunması nedeni ile devam eden yargılamaların, sonraki dönemlere ilişkin olağan genel kurul toplantılarının yapılmamasının gerekçesi olarak kabul edilemeyeceğinden sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, genel kurulu toplantıya çağırmama fiilinin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüklerinden bahsedilemeyeceği dikkate alınarak, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’ un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’ un 75 … maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun’ un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, 7339 sayılı Kanun’ un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle sanıklara usûlüne uygun ön ödeme ihtaratı yapılarak sonucuna göre hukukî durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı ve yerinde olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,

Kabule göre;
1.Gerekçede yer verilen anlatım ve kabule göre, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi yerine, anılan maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi olarak gösterilmesi,

2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.07.2015 yerine, 06.07.2015 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.