YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14326
KARAR NO : 2023/858
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/518 Esas, 2022/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 61 inci maddenin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/928 Esas ve 2022/846 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen, 05.11.2022 tarih, 9-2022/138317 sayılı eksik araştırma yapıldığı yönünde bozma isteyen Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlığın Temyiz Talepleri
1. Mağdurenin Çocuk İzlem Merkezindeki beyanında babasının eylemlerini cebirle gerçekleştirdiğini beyan etmesine rağmen mahkemenin “Sanığın eylemlerini gerçekleştirdiği sırada darp ve cebir kullandığına dair herhangi bir delil bulunmadığı” gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına yer olmadığı şeklinde karar vermiş olması hatalıdır.
2. Sanığın mağdurun babası olduğu ve mağdureye karşı eylemleri 2 yılı aşkın bir süre boyunca işlediği hususları ortadayken sanık hakkında temel cezanın üst sınırdan belirlenmemesi hatalıdır.
3. Katılan sıfatıyla davayı takip eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usule, yasaya ve hukuka aykırı olup vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
B. Sanık Müdafiin Temyiz Talepleri
1.Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğ’ünce hazırlanan rapordaki test sonucu yüzde yüze yakın bir kesinlik içermediği, bir kişinin cezalandırılması için yüzde yüz gerektirecek kesinlik olmasının gerektiği, mevcut test sonucuna göre sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.
2. Mağdurenin zihinsel engelinin bulunup bulunmadığı, fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor aldırılması ve yine mağdureye kayyım atanması için müzakereler yazılmasına rağmen müzakerenin sonuçlarını beklemeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi eksiklik olup yasaya aykırıdır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, 08.03.2005 doğumlu öz kızı olan mağdureye karşı rızası ve isteği dışında intikal tarihinden iki yıl öncesinden başlayan süreçte mağdurenin özel bölgeleri dahil çeşitli yerlerine dokunduğu, yine intikal tarihinden yaklaşık bir buçuk ay öncesinden başlayan süreçte ilk kez ön ve arka özel bölgelerine organ sokma suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sanığın eylemlerini gerçekleştirdiği zaman dilimlerinde mağdurenin annesinin işte olduğu ve sanığın diğer küçük çocuklarını da eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla markete gönderdiği, sanığın organ sokma şeklindeki eylemlerini iki, üç günde bir olmak üzere gün içerisinde birden fazla kez gerçekleştirdiği, söz konusu cinsel ilişki boyutuna varan eylemlerini evin oturma odasında bulunan süngerin üzerinde gerçekleştirdiği, sanığın organ sokma şeklinde gerçekleşen eylemini ise en son 18.08.2021 tarihinde gerçekleştirdiği mahkemece kabul edilmiş olup; sanığın eylemini silahla gerçekleştirdiğine veya eylemlerini gerçekleştirdiği sırada darp ve cebir kullandığına dair herhangi bir delil bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, verilen cezanın yarısı olan on beş yıl süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına ilişkin hükmü ekleyerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış,
2. Mahkemenin kriminal rapor doğrultusundaki görüş ve kabulü yeterli görüldüğünden Tebliğnamede bu husustaki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/928 Esas ve 2022/846 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.