YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6231
KARAR NO : 2013/2974
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet.
HÜKÜM : 1- Sanık Şeref Sönmez için;
a) 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK’nun 62/1, 52/2, 53/1-2-3, 53/1-a-b-c-d-e, 54. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.250.00.TL adli para cezası,
b) 5237 sayılı TCK’nun 81, 29, 62/1, 53/1-2-3, 53/1-a-b-c-d-e, 63. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası.
2- Sanık … için;
6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK’nun 62/1, 52/2, 53/1-2-3, 53/1-a-b-c-d-e, 54. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.250.00.TL adli para cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktul …’i öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık …’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Şeref müdafiinin TCK.nun 25.maddesinin şartlarının oluştuğuna, tahrik indiriminin daha fazla olması gerektiğine vesair nedenlere yönelen, sanık … müdafiinin eksik incelemeye, teşdidin yerinde olmadığına, erteleme kararı verilmesi gerektiğine vesair nedenlere ilişen, Cumhuriyet Savcısının tahrikin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, olayda bulunmadığına ilişkin Üye …’in muhalif düşüncesi ile hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 09/04/2013 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık Şeref Sönmez’in, maktul … Dağ’ı tasarlamak suretiyle kasten öldürdüğü iddiasıyla ilgili olarak açılan kamu davasının yapılan açık yargılaması sonunda TCK.nun 81, 29, 62.maddeleri uyarınca neticeten 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 1.Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyizi üzerine heyetimizce yapılan inceleme sonrasında çoğunluk görüşü neticesi onanmasına dair kararına olayda tahrik bulunmadığı yönü ile kısmen katılmamaktayım.
Şöyleki;
Dosya kapsamına göre, olay tarihine kadar sanık Şeref ile maktul … arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, ancak sanığın ağabeyi … Sönmez ile maktul arasında borç-alacak ilişkisinin bulunduğu, borcunu ödemekten kaçınan maktulü bir tatlıcıda tanık Mirze … ile oturup konuştuğunu gören …’in yanlarına giderek alacağın tahsili konusunda konuşmak istediği, konuşmanın tartışmaya dönüştüğü, karşılıklı küfürleşme ve akabinde …’in maktule vurmak istediği, ancak tanık tarafından birbirlerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı sırada sanık Şeref’in olay yerine gelerek arkadan ateş etmek suretiyle maktulü sol kol dirsek üstünde, sol kol dirsek altında, sol böğründe sırtta ve bel orta hatta kuyruk sokumunun 10 cm üstünde iki adet giriş deliği olacak biçimde toplam 4 kez isabet ettirmek suretiyle yaraladığı ve ölümüne sebep olduğu tanık Mirze … beyanından da anlaşılmaktadır.
Her ne kadar yerel mahkeme, sanık Şeref’in beyanına itibar etmek suretiyle olay günü maktul ile ağabeyinin borç-alacak ilişkisinden dolayı tartıştığını, ağabeyine ve kendisine küfür etmesi sonrasında maktulün elini beline atar şekilde davranması üzerine silahını kullandığını beyan etmiş isede, çoğunluk görüşünün aksine, bu savunmaya itibar etmek tarafımdan mümkün görülmemiştir.
Aksine, olayda bizzat görgüsü bulunan ve sanıkların akrabaları durumundaki tanık Mirze …’in olayın sıcaklığı ile alınan 12/05/2008 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli sıfatı ile alınan ilk ifadesinde, “… sen niye benim alacağımı vermiyorsun diye …’e yüklendi ve her iki taraf birbirine küfür etmeye başladı. Her ikisi birden ayağa kalktı, bu sırada … yumrukla …’e vurmak istedi. Ben elimi uzatarak engelledim ve …’i uzlaştırmaya çalışırken birden arka tarafdan silah sesi geldiğini duydum. Geri döndüğümde sanık Şeref’i elinde küçük bir tabanca ile yaklaşık iki metre mesafeyle …’e doğru ateş ettiğini gördüm. … bu sırada yan duruyordu..” şeklinde beyanı karşısında ağabeyi … ile maktul arasındaki başlayan tartışmayı sanık Şeref’in duymadığı gibi kavgayada bizzat katılmadığı olay yerine gelerek, maktul ile hiçbir konuşması olmadan doğrudan silahını maktule karşı kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yerel mahkemenin ve çoğunluk görüşünün kabulünün aksine, olayda maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız bir söz ve davranışın bulunmadığı kanaati ile sanığa ceza tertip olunur iken, tahrike ilişkin TCK.nun 29.maddesi hümünün sanık lehine uygulanmaması gerektiği kanaatını taşımaktayım. 09/04/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Murat Küçük’ün huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık Şeref Sönmez müdafii Avukat … Keskin’in yokluğunda 11/04/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.