YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15270
KARAR NO : 2023/1180
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 07.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği katılan vekilinin temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi sanığın birden fazla kez cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
07.11.2015 tarihinde katılanın evine gittiği sırada sanığın katılana yaklaşarak “Arkanız toz olmuş bayan” dediği, katılanın üstünü kontrol ettiğinde üzerinde toz olmadığını gördüğü, sanığın bir süre sonra katılanın yanına yeniden geldiği ve “Senin sevgilin var onunla buluştuğun için arkan toz olmuş, seni babana söyleyeceğim” dediği, katılanın uzaklaşarak bir apartmana girerek saklandığı, sanığın katılanı takip ettiği fakat bulamadığı, 13.11.2015 tarihinde katılanın yolda yürüdüğü sırada sanığın araç ile yanında durarak “Seni babana söyleyeceğim, gel arabaya bin seni eve kadar bırakayım” dediği, katılanın kabul etmeyerek yoluna devam ettiği ve 24.11.2015 tarihinde sanığı yolda yürüdüğünü görmesi üzerine 155’i arayarak ihbar ettiği, sanık savunması, katılanın beyanı, olay ihbar tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece sanığın eylemlerinin cinsel taciz suçunu oluşturduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafii Yönünden Yapılan İncelemede
1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ilk derece mahkemesi kararlarında temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında, gerekçeli kararın 30.03.2016 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafiinin kararı kanuni süresinden sonra sunduğu 07.04.2016 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekili Yönünden Yapılan İncelemede
1. Tüm dosya içeriğine göre sanığın 07.11.2015 tarihinde katılana “Arkan toz olmuş, erkek arkadaşınla buluştun seni babana söyleyeceğim”, şeklinde sözler söylediği ve takip ettiği, 13.11.2015 tarihinde ise araçla yanına gelerek “Gel seni eve bırakayım, babana söyleceğim” şeklinde sözler söylediği ve takip ettiği olayda sanığın cinsel taciz içerikli söz ve eyleminin bulunmaması nedeniyle olayda atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayıp, farklı tarihlerde mağdureye yönelik eylemlerinde ısrar unsuru gerçekleştiğinden mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece verilen mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1-Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli, 2016/ 14 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
2-Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.