YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8134
KARAR NO : 2023/2004
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin 15.02.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 16.02.2017 tarihinde salıverildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği,haksız gözaltı nedeniyle 70.000 TL maddi, 70.000 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 19.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2018/75 Esas 2018/137 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 23.38 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/3173 Esas 2018/2619 Karar sayılı kararı ile “davacının tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza davasının, dava dosyasından ve uyaptan yapılan incelemesinde: davacının PKK/KCK terör örgütü propagandası yapmak suçundan 15.02.2012 günü saat 05:30 sıralarında gözaltına alındığı, aynı suçtan tutuklama istemiyle 16.02.2012 tarihinde CMK’nın 250. maddesi ile görevli … 8. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edildiği, tutuklama isteminin red edilerek serbest bırakıldığı, CMK’nın 250. maddesi ile görevli … Cumhuriyet başsavcılığının 06.04.2012 tarih 2012/196 soruşturma, 2012/2017 Esas ve 2012/175 iddianame numarası ile, … 8. Ağır Ceza Mahkemesine “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”, “terör örgütü propagandası yapmak”, “terör örgütü faaliyeti çerçevesinde 2911 sayılı kanuna muhalefet” suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama soncunda, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarih 2012/113 esas, 2013/105 karar sayılı kararı ile; terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı 6352 sayılı Kanunun geçici 1/b maddesi gereğince hakkında kovuşturmanın ertelenmesine, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, terör örgütü faaliyeti çerçevesinde 2911 sayılı kanuna muhalefet suçundan ise beraatine karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.11.2015 tarih, 2015/2675 Esas, 2015/4319 Karar sayılı ilamı ile 2911 sayılı Kanuna aykırılıktan kurulan beraate ilişkin hüküm yönünden onanıp, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm yönünden beraat hükmü kurulması gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kapanması üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesine devredilen dosyanın bu mahkemenin 02.02.2016 tarihli yetkisizlik kararı ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih, 2016/41 esas, 2016 57 kara sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan dolayı davacı(sanık) …’ın yüzüne karşı beraat kararı verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin 31.03.2016 tarihinde kesinleştiği, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin ise Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarih, 2017/2873 Esas, 2017/5586 Karar sayılı ilamı ile “davacı(sanık) … hakkında kurulan hükmün 24.03.2016 tarihli duruşmada sanığa tefhim edildiği, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra müdafii tarafından 04.04.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu, hükmün sanığa tefhiminden sonra gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliği ayrıca temyize imkan vermeyeceğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine” şeklinde karar verilerek red edildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği bu kapsamda; tazminat davasına dayanak teşkil eden … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarih, 2016/41 Esas, 2016 57 Karar sayılı kararının davacı … yönünden 31.03.2016 tarihinde kesinleştiği, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin ise Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarih, 2017/2873 Esas, 2017/5586 Karar sayılı ilamı red edildiği, davanın ise bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 26.02.2018 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddi yerine, yargılamaya devamla davacı lehine maddi manevi tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunduğundan, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davalarının Ceza Davası yanında Hukuk Davası özelliği gösterip HMK’nın hükümlerinin de uygulandığı gözönüne alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a-4 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
5. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2019/65 Esas 2019/224 Karar sayılı kararı ile
davanın reddine karar verilmiştir.
6…. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/4780 Esas 2019/2865 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açıldığına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; tazminat davasına dayanak teşkil eden … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih, 2016/41 esas, 2016/57 karar sayılı kararının davacı … yönünden 31.03.2016 tarihinde kesinleştiği, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin ise Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarih, 2017/2873 esas, 2017/5586 karar sayılı ilamı red edildiği, davanın ise bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 26.02.2018 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının, 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK’da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşidi olması, 6100 sayılı HMK’nın “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353/1-b-2 maddesinde yer alan “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.” şeklinde ki düzenleme nedeniyle; yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK’nın 303 ve 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın hüküm fıkrasının; hüküm vekalet ücretine ilişkin 4. maddesinde ki “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılıp yerine “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, Anayasanın 141/son, CMK’nın 280/1-a ve 303. maddeleri ile HMK’nın 353.m/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/41 Esas 2016/57 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan 15.02.2012 tarihinde yakalandığı, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli 2012/18 Sorgu numaralı kararıyla davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan istenilen tutuklama talebinin reddi ne karar verilerek davacının aynı tarihte serbest bırakıldığı, davacı hakkında terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, terör örgütü propagandası yapmak, terör örgütü faaliyeti çerçevesinde 2911 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı 6352 sayılı Kanun’un geçici 1/b maddesi gereğince hakkında kovuşturmanın ertelenmesine, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, terör örgütü faaliyeti çerçevesinde 2911 sayılı kanuna muhalefet suçundan ise beraatine karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.11.2015 tarih, 2015/2675 esas, 2015/4319 karar sayılı ilamı ile terör örgütü faaliyeti çerçevesinde 2911 sayılı Kanuna aykırılıktan kurulan beraate ilişkin hüküm yönünden onandığı, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm yönünden beraat hükmü kurulması gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih, 2016/41 Esas, 2016 57 Karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan davacı (sanık) …’ın yüzüne karşı beraat hükmü verildiği, hükmün davacı sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarih, 2017/2873 esas, 2017/5586 karar sayılı ilamı ile ” davacı(sanık) … hakkında kurulan hükmün 24.03.2016 tarihli duruşmada sanığa tefhim edildiği, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra müdafii tarafından 04.04.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu, hükmün sanığa tefhiminden sonra gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliği ayrıca temyize imkan vermeyeceğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının haksız gözaltı nedeniyle 70.000 TL maddi, 70.000 TL manevi tazminat talep ettiği, dosya kapsamına göre davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan yakalanarak gözlatına alındığı ve bu suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 1/b maddesi gereğince hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 144. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince, “Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin ve maddenin (c) fıkrasında da “Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenlerin tazminat isteyemeyeceğine dair amir hükümleri karşısında incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece tazminat talebinin dayanağı olan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/113 Esas – 2013/105 Karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucu davacının (sanığın) yalanarak gözaltına alındığı terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan kamu davasının 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ertelenmesine karar verildiği 6352 sayılı Kanun’un geçici 1/1-b. maddesine göre hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde aynı maddenin birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde düşme kararı verileceği, işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam olunacağı ve davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen kovuşturmanın ertelenmesine dair karar için kanunda öngörülen üç yıllık sürenin temyiz incelemesi tarihi itibariyle dolmuş olduğu dikkate alınarak, terör örgütü propagandası yapma suçu ile ilgili olarak ceza dosyasının akıbeti ve davacı hakkında verilip kesinleşen bir mahkumiyet, beraat veya düşme kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu hususların sonucuna göre davanın süresinde açılıp açılmadığının ve tazminat isteme koşullarının değerlendirilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 1 numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/4780 Esas 2019/2865 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.