Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/5734 E. 2023/2001 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5734
KARAR NO : 2023/2001
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.07.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; “davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan 28.10.2016 – 09.12.2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığını yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, bu nedenle haksız tutuklama işlemine ilişkin 120.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın 28.10.2016 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 31.08.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/317 Esas 2021/118 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/2071 Esas 2021/2082 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.07.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı …’in … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/2 Esas 2020/174 Karar sayılı dosyası kapsamında, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarih ve 2016/482 D…. sayılı kararı ile tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda davacının üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli 2019/2013 Esas ve 2019/7752 Karar sayılı ilamıyla davacının üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekçesiyle bozulduğu ve davacının tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.08.2020 tarihli cevabı yazısına göre, davacı hakkında verilen beraat kararının, tutuklu olduğu uyarısı nedeniyle veri girişi yapılamadığından sistemsel sorun nedeniyle kesinleştirilemediğinin bildirildiği görülmüştür.

… 8 No’lu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 10.11.2020 tarihli cevabı yazısına göre, davacının tutuklama müzekkeresini 20.07.2016 – 09.12.2019 tarihleri arasında infaz ettiği görülmüştür.

Davacı vekili mahkememizdeki beyanında; dava dilekçesinde 28.10.2016 tarihinden itibaren tazminat hesabı yapılmasını talep etmişse de, bu durumun sehven yapıldığını, 20.07.2016 – 09.12.2019 tarihleri arasındaki 16 yaşından büyükler için hesaplanan net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını ve faizinin de 20.07.2016 tarihinde itibaren hesaplanmasını talep ettiği görülmüştür.

Davacının … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarih ve 2016/482 D…. sayılı tutuklama müzekkeresini, 20.07.2016 – 09.12.2019 tarihleri arasında infaz ettiği de gözetildiğinde, tutuklama müzekkeresinin infazının başladığı tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak, CMK ‘nın 141 ve devamı maddeleri gereğince 65.911,33 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklamanın infaz başlangıç tarihi olan 20.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı ve davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

a-Maddi tazminat talebine ilişkin istinaf incelemesinde;
Davacının tazminat talebine konu dava dosyasında, 20.07.2016 tarihinde tutuklanıp, 09.12.2019 tarihinde tahliye edildiği gözetildiğinde;

TUTUKLU KALDIĞI SÜRELERE İLİŞKİN OLARAK TAZMİNAT HESABI
Tutuklu kaldığı süre aylık asg. ücret gün/ ay
20/07/2016-09/12/2019 tutuklu
20/07/2016-31/07/2016 1.300,99/30×12 gün =520,39 TL
8-9-10-11-12. ayları 2016 1.300,99x ay =6.504,95 TL
2017 yılı tamamı 1.404,06 x 12 ay =16.848,72 TL
2018 yılı tamamı 1.603,12 x 12 ay =19.237,44 TL
1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11. ayları 2019 2.020,90x 11 ay =22.229,90 TL
01/12/2019-09/12/2019 2.020,90/30×8 gün =538,90- TL
TOPLAM:65.880,3 TL

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 2016-2017-2018-2019 yıllarında belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanan toplam 65.880,3 TL maddi tazminatın 20/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken hesap hatası yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,

b-Manevi tazminata yönelik istinaf incelemesinde; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,

Usul ve yasaya aykırılık oluşturan durumlar olduğu ve bu itibarla istinafta bulunanların talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK’nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK’da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir. Nitekim 6100 sayılı HMK’nın “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353/1-b-2 maddesine göre de; davanın esası ile ilgili olarak “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.”

Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK’nın 303 ve 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,

İstinafa konu kararın;
1- Gerekçe ve hükümdeki maddi tazminat miktarına ilişkin “65.911,33-TL” ibaresinin çıkarılarak yerine, “65.880,3 TL” ibaresinin yazılması suretiyle,

2- Gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin “80.000 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine, “95.000,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle;

Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK’nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/2 Esas 2020/174 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan 20.07.2016 – 09.12.2019 tarihleri arasında 3 yıl 4 ay 20 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.07.2020 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
a.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

b.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan ve vekili tarafından maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması kabul edilen davacı lehine gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

c.Davacının talebi de gözetilerek hükmedilen tazminat miktarlarına zarar doğum tarihi olan tutukluluk tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

d. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/2071 Esas 2021/2082 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 5. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2023 tarihinde karar verildi.