Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/365 E. 2023/1961 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/365
KARAR NO : 2023/1961
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/319 Esas, 2021/663 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 52/2, 53, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve
80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Harran Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/319 Esas, 2021/663 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1894 Esas, 2022/6061 Karar sayılı kararı ile “Sanık tarafından, … Hazinesi adına kayıtlı Yassıhöyük Köyünde yer alan 430 parsel üzerine (9 x 21) metre ebatlarında kaçak yapı inşaa edildiğinin tespit edilmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.02.2012 tarihli, 2012/206 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakında imar kirliliğine neden olma suçundan dava açıldığı, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli, 2012/114 Esas, 2014/853 Karar sayılı ilamı ile imar kirliliğine neden olma suçundan sanığın beraatine hükmedilerek, dava konusu yerin 09.10.2013 tarihinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı tespit edildiğinden, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, hükmün temyiz edilmeksizin 19.11.2014 tarihinde kesinleştiği, … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2015 tarihli, 2015/625 Esas sayılı iddianamesi ile Yassıhöyük Köyünde yer alan 431 parselde sundurma yapmak suretiyle 3. derece arkeolojik sit alanına müdahalede bulunduğu iddiasıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması talebi ile dava açıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, suça konu yerin Yassıhöyük Köyü, Köyiçi Mevkii, 175/2 (eski 430) parsel olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle hakkında daha önce açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunduğu gözetilerek, ceza yargılama hukukunun temel ilkelerinden olan “çifte yargılama yasağı/non (ne) bis in idem” kuralı gereğince, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,” nedeniyle hüküm bozulmuştur.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/741 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2023 tarihli, 2023/2022 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun’un 324 ila 330 uncu maddelerinde düzenlenmiş olup anılan Kanunun 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir” şeklindeki düzenleme ile yargılama giderlerinin kapsamı; 325 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir” şeklindeki düzenleme ile de bu konuya ilişkin genel kural belirlenmiştir.

Buna karşılık, “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327

nci maddenin birinci fıkrasında, genel kurala ters düşmeyecek şekilde; “Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir” hükmüne yer verilmek suretiyle “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiğinde, yargılama giderlerine ilişkin olarak nasıl karar verilmesi gerektiği açıkça düzenlenmiştir.

327 nci maddenin gerekçesinde, “kendi kusuru” ibaresinden ne anlaşılması gerektiği “Hakkında kamu davası açılmış olan kişi savsama ve kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan giderlerden sorumludur’’ biçiminde açıklanmıştır.

Buna göre, kural; sanık hakkında, cezaya veya güvenlik tedbirine hükmolunması halinde, bütün yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesidir. İstisnalar ise kanunda açıkça belirtilmiş değildir. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde sanığın sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edileceği hükmüne ayrıca yer verilmiş olması, 327 nci maddenin “sınırlayıcı nitelikte istisnai bir hüküm olarak” kabul edilmesini gerektirmez. Zira, 325 inci madde, yargılama giderlerinden mutlaka sorumlu olacak kişiyi, 327 nci madde ise yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak kişiyi belirtmekle yetinmiştir. 325 inci maddenin üçüncü fıkrasında da; “Yargılamanın değişik evrelerinde araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortaya çıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir.” denilmek suretiyle, yargılama giderlerinin sanığa yüklenip yüklenmeyeceği hususunda “hakkaniyete aykırı” davranılmaması gerektiğine işaret edilmiştir.

Bu durumda, Kanunun 325 ve 327 nci maddelerinden her ikisinde de sayılmayan, “düşme, davanın reddi” gibi hallerde, 325 inci maddenin üçüncü fıkrasındaki “hakkaniyet” kıstası kullanılmak suretiyle kıyas yapılması mümkün görülmüştür. Zira, ceza muhakemesi hukukunda, sınırlayıcı ve istisnai normlar ile koruma tedbirlerine ilişkin düzenlemelerin kıyasen uygulanmasının olanaklı olmadığı kabul edilmekte ise de; 327 nci maddedeki düzenlemenin, sınırlayıcı veya istisnai bir norm olduğu söylenemez.

Buna göre, kesinleşmiş beraat hükmü farkedilmeyerek sanık hakkında gereksiz yere yeni bir dava açılıp duruşma yapıldıktan sonra, sanık ve müdafıinin savunması üzerine, “davanın reddine” karar verilen somut olayda; sanığın kendi kusuru da bulunmadığı cihetle, yargılama sırasında vekaletname ile atanmış bir müdafinin yardımından faydalandığı anlaşılan sanık lehine vekalet ücretine karar verilmemesi, hakkaniyete aykırı olacaktır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/741 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden tahsili ile sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.