Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/3858 E. 2012/2309 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3858
KARAR NO : 2012/2309
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme, özgürlüğü kısıtlama
HÜKÜM : Sanık …: TCY.nın 87/4,29,62,53 maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası.
TCY.nın 109/1,109/3-a-b,62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası.
Sanıklar …, …, … ve …: TCY.nın 109/1, 109/3-a-b,62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, öldürme suçunudan beraatlerine.

TÜRK MİLLETİ ADINA

A-Sanıklar …, … …, … ve …’in öldürme suçundan kurulan beraat kararlarını temyizinde hukuki yararları bulunmadığından, sanıklar müdafiilerinin bu suçtan kurulan hükümlerin gerekçesine yönelik olmayan temyiz istemlerinin reddine,
B-Sanıklar hakkında öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un öldürme suçunun sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar …, … …, … ve … hakkında öldürme suçundan haklarında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, beraatlerine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin öldürme suçunda usule, sübuta, suç niteliğine yönelen, katılanlar vekilinin öldürme suçunda tahrik bulunmadığına, beraatlerde bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1-Sanıklar …, … …, … ve … hakkında öldürme suçlarından beraatlerine ilişkin hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-Sanık …’un öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar …, … …, … ve …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıklar ile maktulün olay öncesinde birbirlerini tanıdıkları, maktulün, sanık …’un işletmeciliğini yaptığı kumar oynanan … Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin müşterilerini başka yere götürdüğü düşüncesinde olan sanıkların konuşmak için olay gecesi araçla maktulün bulunduğu … bara geldikleri, maktulün sanıkların bulunduğu araca bindiği, arç içerisinde sanık …’u gören maktulün, bu sanığa hakaret ettiği, sanık …’la maktulün tartıştıkları, parkın girişinde aracın durduğu, maktul ile sanıkların araçtan indikleri, sanıklar …, … …, … ve …’in maktulle tartıştıkları sırada sanık …’un da tartışmaya katıldığı, maktulün sanık …’a yeniden küfür etmesi üzerine sanık …’un ani gelişen kararla bıçağını çıkararak maktule sol hemitoraks yan duvarda 6. interkostal aralık hizasında, arka aksiller hattan bir isabetle vurduğu, maktulün koşarak uzaklaştığı, 25 numaralı sokakta ölü olarak bulunduğu, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığının raporuna göre maktulün 6. Kot kesisi ile birlikte sol akciğer kesilmesinden gelişen iç kanama sonucu öldüğünün belirlendiği olayda;
a-Sanık …’un öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin özelliği, darbenin şiddeti hususları dikkate alındığında, sanık …’un eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, TCK.nun 81,29,62,53 maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm kurulması,
b-Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların hukuka aykırı olarak maktulü araca bindirdiklerine ve araç içinde tuttuklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 29/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.