Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/11380 E. 2006/14404 K. 07.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11380
KARAR NO : 2006/14404
KARAR TARİHİ : 07.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 18.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.11.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … ve Av. … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 04.11.2003 … ve 2003/26-981 sayılı kararı ile Zekeriya Köy 13 sayılı parselden ifraz sonucu oluşan 7 pafta 1471 ila 1487 sayılı parsellere ilişkin Hazinenin açtığı davanın “taşınmazların 1984 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından tapu kayıtlarının iptaline ve taşınmazların Hazine adına tesciline” dair kararın 20. Hukuk Dairesinin 13.05.2004 … ve 2004/2017-5316 sayılı onanıp kesinleştiği, gerek mahkeme, gerekse 20. Hukuk Dairesinin onama kararının dayanağının 2896 Sayılı Yasanın verdiği yetkiye dayanarak çalışma yapan 15.10.1984 tarihli Orman Kadastro Komisyonu kararı gereğince orman tahdidi sınırları içeresine alındığına ilişkin, Orman İşletme Müdürlüğünün 24.07.2003 ve 01.10.2003 tarihli yazıları olduğu, bu karardan sonra Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğüne yazılan dilekçeye verilen 29.08.2005 tarihli yazıda “6831 Sayılı OrmanYasasının 2896 Sayılı Yasayla değişik 2/B madde uygulamasına göre 15.10.1984 tarihli tutanakla 13 sayılı parselde herhangi bir çalışma ve dışarı çıkarma işlemi yapılmadığının” belirtildiği, davanın esasına doğrudan etki eden 24.07.2003 ve 01.10.2003 tarihli Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünün yazıları ile karardan sonra elde edilen yazı arasında açık çelişki bulunduğunu ileri sürerek H.Y.U.Y.’nın 445/1. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesini istemiştir. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Davacı Hazinenin 28.01.1997 tarihli dava dilekcesi ile Zekeriya Köy 13 sayılı parselin ifrazı ile oluşan 7 pafta 1471, 1472, 1473, 1474, 1475, 1476, 1477, 1478, 1479, 1480, 1481, 1482, 1483, 1484, 1485, 1486 ve 1487 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulama sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını ileri sürerek davalılar adlarına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkemenin dava konusu 7 pafta 1471 ila 1487 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya tescillerine ilişkin 28.01.1997 tarih ve 1997/54-114 sayılı kararın davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.09.2001 …
ve 2001/7391-9278 sayılı kararı ile “dava konusu taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları dışında kaldığı, 1959 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kişiler üzerine yazıldığı, ne var ki; 01.01.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi ile orman sınırları dışında bırakılan taşınmazların orman içerisine alınabileceği hükmü gereğince çekişmeli taşınmazın 1984 yılında orman sınırları içine alındığı, daha sonra da nitelik yitirmesi nedeniyle 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemlerin kesinleştiği, bu durumda eski tapu kaydına değer verme olanağı bulunmadığı belirtilerek” hükmün onandığı, davalıların karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.04.2002 … ve 2002/3082-5285 sayılı kararı ile “BAHÇEKÖY ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNÜN 08.03.2002 TARİH 760 SAYILI YAZIDAN 13 SAYILI ORMAN KADASTRAL PARSELLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMA YAPILMADIĞI BELİRTİLDİĞİNE GÖRE UZMAN BİLİRKİŞİ KURULU ARACILĞIYLA YENİDEN KEŞİF YAPILMASI, ÇEKİŞMELİ 13 SAYILI PARSELİ (İFRAZLA OLUŞAN 1471 İLA 1487 SAYILI PARSELLERİN) 1984 YILINDA 2896 SAYILI YASAYA GÖRE YAPILAN ÇALIŞMALARDA İŞLEME TABİ TUTULUP TUTULMADIĞININ AÇIKÇA SAPTANMASI, ÖNCEDEN VERİLEN BİLİRKİŞİLERE AİT RAPORLAR ARASINDAKİ DURAKSAMANIN GİDERİLMESİ VE ONDAN SONRA BİR HÜKÜM KURULMASI” gerekçesiyle düzeltme istemi kabul edilip onama kararı kaldırılarak hükmün bozulduğu, 1. Hukuk Dairesinin bu bozma kararına karşı verilen mahkemenin 02/07/2002 … ve 2002/436-594 sayılı direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2002 … ve 2002/1-436-594 sayılı kararı ile bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece 04.11.2003 … ve 2003/267-981 sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 7 pafta 1471 ila 1487 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verildiği, hükmün davalılar … ve arkadaşları vekili ile davalı … Cihangir Güç tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.05.2004 … ve 2004/2017-5316 sayılı kararı ile “Hukuk Genel Kurulu’nun 25.12.2002 günlü kararından sonraki aşamada dosyaya gönderilen Orman İşletme Müdürlüğü’nün 24.07.2003 … ve 2498 ile 01.10.2003 … ve 3312 sayılı yazılarından dava konusu taşınmazın 2896 Sayılı Yasa uyarınca orman sınırları içine alındığı, daha sonra 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, resmi yazılarla sabit ve tartışmasız olduğu, dava konusu taşınmazın yapılan üç keşifte de, 2896 Sayılı Yasa uyarınca orman sınırı içine alındığı ve daha sonra 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının saptandığı, taşınmazın içinde yer alan orman ağaçları ve bitkilerinin halen varlığını koruduğu ve eylemli orman olduğunun tartışmasız biçimde saptandığı, eylemli ormanların 2/B maddesi uyarınca nitelik kaybı kavramı ile dışarı çıkarılmasının olanaklı olmadığı, ancak Orman Yönetiminin bu konuda bir davası bulunmadığından bu konuda irdeleme yapılmayıp sadece Hazinenin açtığı 2/B uygulaması ile ilgili dava kapsamı içinde inceleme yapılarak herhangi bir nedenle orman sınırı içinde bırakılmış ormanların orman sınırı içine alınması olanağını veren 2896 Sayılı Yasa gereği tahdit içine alınıp, 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına çıkarıldığı anlaşılan parsellerin tapu kayıtlarının iptaline” dair verilen mahkeme hükmünün onandığı anlaşılmaktadır.
Kararın kesinleşmesinden sonra … 06.04.2005 tarihli dilekçelerine, Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü’nce verilen 29.08.2005 tarihli cevabi yazıda, 6831 Sayılı Orman Yasasının 2896 Sayılı Yasayla değişik 2/B madde uygulamasına göre 15.10.1984 tarihli tutanakla 13 numaralı parselde herhangi bir çalışma ve dışarı çıkarma işlemi yapılmadığının
belirtildiğini, bu yazının kesinleşen davanın esasını değiştirecek nitelikte olduğunu ileri sürerek H.Y.U.Y.’nın 445/1. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesini istemektedir.
Zekeriyaköy 13 parsel sayılı 20375 yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1320 tarih 12 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek 28.09.1958 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında, … ve arkadaşları adına tesbit edilerek tapu kaydı oluşturulmuş, daha sonra 25.05.1990 tarihinde S.S. … Evler Konut Yapı Kooperatifi tarafından satın alınmış, 1993 yılında mevzi imar ve ifraz uygulaması ile 7 pafta 1471 ila 1487 parsellere ayrılarak kesinleşen 2003/267-981 sayılı davanın davalıları adına tapuya tescil edilmiştir. Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının kesinleşmesi üzerine parsellerin tamamının beyanlar hanesine 13.08.1993 tarihli “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasına tabidir” şerhi konulmuştur. Temyize konu yargılanın yenilenmesi davasını açan Ahmet Niri Tan 2973 m2 yüzölçümlü 7 pafta 1484 sayılı parselde 35/183 pay sahibidir.
Maddi anlamda kesin hüküm esas itibariyle ortadan kaldırılamaz. Olağanüstü bir yasa yolu olan yargılamanın yenilenmesinin sebepleri H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinde sınırlı olarak 10 bent halinde gösterilmiştir. Kıyas yolu ile de olsa bu sebeplerin genişletilmesi olanaklı değildir.
H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinin 1. bendinde “Muhakeme esnasında esbahı mücbireye veya lehine hükmolunan tarafın fiiline binaen elde edilemeyen bir senet veya vesikanın hükmün ifasından sonra ele geçirilmiş olmasından” söz edilmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 445/1. maddesi uyarınca “yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil edebilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte bulunması gerekir.
a) Bu senet veya belge davaya bakıldığı sırada mevcut olmalıdır.
b) Yeni ele geçirilmiş olan senet ve belgenin hükmü etkileyecek nitelikte olmalıdır.
c) Bu yeni senet veya belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmiş olmalıdır.
d) Bu yeni senet veya belgenin yargılama sırasında (hükümden önce) bir zorlayıcı sebepten veya lehine hüküm verilen tarafın fiilinden dolayı elde edilememiş olmalıdır” (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri usulü 2001 baskı, V. Cilt, Sayfa 5176-5181).
Davacının yargılamanın yenilenmesine dayanarak yaptığı yazı (belge) hüküm verildikten sonra ele geçirildiği iddia edilmekte ise de, 28.01.1997 tarih ve 1997/54-114 sayılı ilk kararını karar düzeltme istemi üzerine bozan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.04.2002 … ve 2002/3082-5285 sayılı kararında “Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü’nün 08.03.2002 tarih 760 sayılı yazıdan 13 sayılı parselle igili bir çalışma yapılmadığı belirtildiğine göre, çekişmeli 13 nolu ana kadastral parselin (ifrazla oluşan 1471 ila 1478 sayılı parsellerin) bilirkişi incelemesi yaptırılarak 1984 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarda işleme tabi tutulup tutulmadığının açıkça saptanması, önceden verilen bilirkişilere ait raporlardaki duraksamanın giderilmesi ve ondan sonra bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Görüldüğü gibi, davacının yargılamanın yenilenmesi davasına dayanak yaptığı aynı nitelikteki yazı, daha önce yargılama sırasında da dava dosyası içindedir. Temyiz de incelenerek bozma kararına konu olmuştur. Yine Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 13.05.2004 … ve 2004/2017-5316 sayılı onama kararında 24.07.2003 … ve 2498 ile 01.10.2003 … ve 3312 sayılı yazılarıyla dava konusu taşınmazın 2896 sayılı Yasaya göre tahdit içine alındığından söz edilmişse de, onama kararının gerekçesinde taşınmazın yapılan üç keşifte de 2896 Sayılı Yasaya göre orman sınırları içine alındığı ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldı” belirtilmiştir. Gerek bugüne kadar ki Yargıtay Dairelerinin gerekse Dairemizin uygulamalarında kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin
davalarda uyuşmazlık Orman Yönetimince düzenlenen yazı içeriklerine göre değil, yapılacak keşifte uzman bilirkişiler tarafından orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen orman tahdit tutanak ve haritalar uygulanıp uyuşmazlıklar çözümlenmektedir.
Davacının bu davaya dayanak yaptığı belge, hüküm verildikten sonra düzenlendiğinden böyle bir belgeye dayanılarak yargılamanın yenilenmesi istenemeyeceği bir yana, aynı içerikli belge yargılama sırasında tartışıldığından, böyle bir yazının sonradan ele geçirildiği iddiası doğru olmadığı gibi, bu yoldaki iddianın da mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir belge olduğu düşünülemeyeceği, bu nedenlerle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden hiçbirisine uymadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki; Hamitağa (Kebapçı) Devlet Ormanının sınırlandırılmasına ilişkin 05.10.1984 tarih ve 5 numaralı orman kadastro tutanağında aynen “Evvelce tesbit edilen Uskumru Köyüne ait 17 nolu tahdit noktasından Uskumru Araba Yolunu Uskumru yönünde takiple, sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı, sol taraf Uskumru Köyüne ait orman sayılmayan saha olmak üzere 211 nolu tapulama parselinin ormanla müşterek kuzeybatı sınırında ve yol kenarında sigortalı betonla 1 nolu O.S. noktası tesbit edildi. Devamla 211 nolu tapulama parselinin batı sınırını aynen takiple sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı olmak üzere 211, 1 ve 6 nolu tapulama parsellerinin birleştiği noktada 2 nolu O.S. noktası tesbit edildi. Buradan batı yönde 1 nolu tapulama parselinin kuzey sınırına aynen uyularak sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı olmak üzere 1 nolu tapulama parselinin kuzey sınırının kırıldığı noktada sigortalı betonla 3 nolu o.s. noktası tesbit edildi. Buradan düz hatla 2 ve 178 nolu tapulama parsellerinin müşterek sınırında ve Kebapçı Deresi, kenarında sağ taraf 1 ve 178 nolu tapulama parsellerinin orman olarak sınırlandırılan kısmı sol taraf aynı parsellerin orman sayılmayan kısımları olmak üzere 4 nolu O.S. noktası tesbit edildi. Buradan Kebapçı Dereyi akarı yönünde (doğu yönde) takip ederek 14 nolu tapulama parselinin bu dere ile birleştiği kuzeybatı köşesine kadar sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı, sol taraf 2 ve 3 numaralı tapulama parselleri olmak üzere sınırlandırmaya devam edildi. Buradan 14 nolu tapulama parselininin batı sınırlarını aynen takiple Kurşunlu Dereye, Kurşunlu Dereyi membağına takiple 174 nolu tapulama parselinin Kurşunledere kenarındaki kuzeydoğu köşesine, 174 nolu tapulama parselinin kuzeysınırlarına aynen uyularak sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı olmak üzere Kılıçpınar-Kabaklı Devlet Ormanının tahdidi sırasında tesbit ve ihya edilen 160 nolu O.S. noktasına gelindi. Buradan Kılıçpınar-Kabaklı Devlet Ormanının tahdidi sırasında belirtilen 161-179-152 nolu orman sınır noktalarının bulunduğu patikayı aynen takiple ve sağ taraf tescili yapılan Hamitağa Devlet Ormanı, sol taraf Dingilkıran mevkiindeki 152 nolu O.S. noktasına gelindi. 152 nolu O.S. noktasından Uskumru Araba Yoluna aynı zamanda Uskumru Devlet Ormanlarının kadastrosu sırasında tesbit edilen 1-17 nolu tahdit noktalarını takiple başlangıç noktası olan 17 nolu O.S. noktasına gelinerek poligon kapatıldı ve Hamitağa Devlet Ormanının sınırlandırılması tamamlandı.
17 nolu eski tahdit noktasından 160 nolu eski tahdit noktasna kadar gidiş yönüne göre sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı, sol taraf orman sayılmayan arazi, 160 nolu eski tahdit noktasından 179-152 nolu eski tahdit noktalarına kadar sağ taraf Hamitağa Devlet Ormanı sol taraf Kılıçpınar-Kabaklı Devlet Ormanı, 152 nolu eski sınır noktasından 17 nolu eski tahdit noktasına kadar, sağ taraf Hamitağa (Kebapçı) Devlet Ormanı, sol taraf Uskumru Devlet Ormanı olmak üzere sınırlandırılmıştır…. ” denmektedir.

Yukarıda aynen yazılan 05.10.1984 tarihli tutanakta ve eki haritada, Kebapçı Deresinin akarına göre, dava konusu 13 sayılı parsel orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre Hamitağa (Kebapçı) Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan alan içinde kaldığı açıkça anlaşılmaktadır. 15.10.1984 tarih ve 11 numaralı tutanak, Hamitağa Devlet Ormanı, Kılıçpınar/Kabaklı Devlet Ormanında 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkindir. Bu tutanak incelendiğinde 1 ve 178 sayılı parseller 2/B madde uygulaması kapsamında incelendiği ve Hamitağa Devlet Ormanında 2/B madde uygulaması yapılacak bir yer olmadığının belirtildiği görülmektedir. 13 sayılı parsel 05.10.1984 tarihli tutanakla orman sınırı içine alınmışsa da, 29.08.2005 tarihli Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünün yazısında belirtildiği gibi 15.10.1984 tarihli tutanakla 2B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılmamıştır.
01.01.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesinde yapılan değişiklikle “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman sınırları içerisine alınabileceği” hükmü getirilmiştir. Dava konusu taşınmaz 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde yasa gereği orman sınırları dışında bırakılmış ise de daha sonra 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasayı (bu yasa ile bütün ormanlar devletleştirilmiştir) gözeterek 2896 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi ve 20.05.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2896 Sayılı Orman Yasasına göre yapılacak orman kadastrosu ve 2/B madde yönetmeliğinin 9. maddesinin orman kadastro komisyonlarına verildiği “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma” yetkisine dayanarak çalışma yapan 45 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 05.10.1984 tarih 5 numaralı tutanakla Hamitağa (Kebapçı) Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan alan içine alındığı ve kesinleştiği, yapılan işlemin o tarihdeki yasa ve yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kesinleşen orman kadastrosunu iptal ettirecek herhangi yasal ve hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz orman niteliğini yitirmediği halde, 07.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenleri içermeyen, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.