Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/15427 E. 2006/14729 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15427
KARAR NO : 2006/14729
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.12.2004 … ve 2004/7245-12849 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1.042,14 m2’lik bölümünün 1938 yılında yapılıp kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı ve bu yerin 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile tahdit dışına çıkarıldığı, tahdit dışına çıkarılan yerlerin krokide kırmızı renk kalemle boyanarak, davalı yerinde kırmızı renk kalemle taranarak işaretlendiğinin bildirildiği, ancak, 29.12.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporu ekindeki krokide 3194 sayılı imar uygulaması sonucunda 998 m2 yüzölçümlü olarak tescili yapılan 98 parselin tamamı, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdit haritası ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulama haritası içinde, çekişmeli 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise 1938 yılında yapılan 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritası ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulama haritası dışında gösterildiği, bilirkişi kurulu raporu ile ekindeki krokinin çeliştiği, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmadığı, öte yandan ilk tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçeklerinin eşitlenmediği, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde ilk tahdit hattı ve orman rejimi dışına çıkartma hattı ile irtibatlı müşterek krokisinin çizilmediği, bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğunun net olarak anlaşılamadığı, bu nedenlerle, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit noktalarıyla birlikte gösterir 1938 yılında yapılan orman kadastrosu haritası ile tahdit tutanağı ve 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan orman rejimi dışına çıkartma haritaları ile 98 parselin 1959 yılında yapılan kadastro paftası ve 98 parselin 3194 Sayılı Yasanın 18. madde uygulaması sonucunda oluşturulan imar paftası, 98 sayılı kadastro parselinin bulunduğu yerle ilgili 1/1000 ölçekli hali hazır harita örneğinin ilgili yönetimlerden getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları ile çekişmeli parselin ölçeklerinin denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ve 2. madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, bu haritalara göre yapılan uygulama ile taşınmazın son imar parselasyon durumu belirlenip ayrı ayrı renklerle haritalar üzerinde gösterilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu Uskumru Köyü 147 ada 6 sayılı parselin 30.08.2005 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 928.71 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaşa ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 15.06.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile çekişmeli parselin geldiği 98 sayılı kadastro parselinin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen üç uzman bilirkişi ve fen elemanı bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde kırmızı ile boyanarak gösterilen 928.71 m2 bölümünün, 1938 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine gore yapılan orman kadastrosunda ve 1981 yılında 4785yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda 102 ila 105 numaralı orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattı orman sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazın 1147.41 m2 yüzölçümündeki diğer bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı, 928.71 m2’lik bölümün daha sonra 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, çekişmeli parselin geldiği 98 sayılı kadastro parseline uygulanan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsamadığı, bir an için çekişmeli parseli sınırları itibariyle kapsadığı kabul edilse dahi, değişebilir nitelikte sınırlar içerdiğinden, kapsamının yüzlöçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydı yüzölçümünden çok fazlaya, orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan bölümlerine uygulandığı bu nedenle çekişmeli taşınmazın 928.71 m2 bölümünü kapsadığının söylenemeyceği belirlenip gözetilerek, çekişmeli parselin 928.71 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın kabulüne, taşınmazın diğer bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazine ile davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.