YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8526
KARAR NO : 2023/1419
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli 2014/500 Esas 2015/586 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli 2020/4281 Esas, 2022/4229 Karar sayılı kararı ile gerekçeli kararın katılan …’ e tebliğ edilmesi için tevdii kararı verilmiş olup karar 20.09.2022 tarihinde …’e tebliğ edilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.09.2020 havale tarihli ve 2016/235414 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek sanığın kusur durumu tespit edildikten sonra karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
“Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 01.09.2014 günü saat 22:00 sıralarında …- il yolu Doğan mahallesi mevkiinin 5000 ncü metresinde …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı motorsiklet ile yol ortasında bulunan yol şerit çizgisine yakın şekilde ve sağ şeritte seyrettiği, aynı şekilde arkadaşı olan sanık …’ün de sevk ve idaresindeki … plaka sayılı motorsiklet ile aynı istikamette ilerlediği, karşıdan gelip geçmekte olan araçlara yol verdikleri esnada her iki motosikletin yol şerit çizgisinin tam üzerinde buluşarak yanyana çarpışmaları sonucu …’in yaralanarak kaldırıldığı … Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastahanesinde öldüğü, Mahkememizce suçun vasıf ve mahiyetinin tespiti amacıyla 23/03/2015 günü polis memuru bilirkişi refakati ile olay mahallinde keşif icra edildiği, trafik bilirkişi … keşfe dayalı raporunda, … plakalı motosiklet sürücüsü …’ün aracın hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından dolayı 2918 KTK’nın 52-1/b (araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik drumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlal ettiği ve ilgili kanun maddesince kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirdiği anlaşılmakla, …’ün taksirle bir insanın ölümüne neden olma suçunu işlediği, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; … plakalı motosiklet sürücüsü ölen …’in aracın hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından dolayı 2918 KTK’nın 52-1/b (araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik drumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlal ettiği ve ilgili kanun maddesince sanık ile aynı oranda kusurlu olduğu anlaşıldığından sanık hakkında alt sınırdan uygulama yapılmıştır.” şeklindedir.
2. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.09.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında …’in trafik kazası sonucu genel beden travmasına bağlı ekstremite kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu öldüğü tespit edilmiştir.
3. Ölenin babası … ve kardeşi … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
4. Kaza tespit tutanağında, 01.09.2014 günü gece saat 22:00 sıralarında, meskun mahal dışında, gece vakti, hava açık, aydınlatmasız, iki yönlü, düz, eğimsiz, il yolunda, motosiklet sürücü … ile aynı yöne ve yan yana gitmekte olan motosiklet sürücüsü …’ün direksiyon hakimiyetlerini kaybetmeleri sonucu birbirlerine çarpmaları neticesinde kazanın meydana geldiği, ölen …’in idaresindeki motosiklet ile yol ortasında bulunan yol şerit çizgisine yakın bir şekilde sağ şeritte seyrettiğinin yol üzerinde bıraktığı 28,50 metre lastik izinden belli olduğu, sürücü … ‘ün ise aynı istikamette ancak karşı yönden gelen araçların şeridinde ilerlediğinin çarpışma öncesi bıraktığı 10.30 metrelik lastik izinden belli olduğu, her iki izin çarpma noktasında yol şerit çizgisinin tam üzerinde buluşarak yan yana çarpışmanın gerçekleştiği, çarpışmanın bu şekilde olduğunun yol üzerindeki izlerden ve … idaresindeki motosiklet üzerindeki hasarın motosikletin sadece sağ yan tarafında olmasından ve …’ün vücudundaki yaraların büyük bölümünün sağ ayak kısmında olmasından bu aracın ve sürücünün kendisinin sağında bulunan bir araca çarpması sonucu oluştuğunu ortaya koyduğunu, kazanın oluşumunda … ve …’ün araçların hızlarını, aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu oldukları belirlenmiştir.
5. Mahallinde keşif sonucu düzenlenen trafik bilirkişi raporunda ölen … ve sanık …’ün araçların hızlarını, aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kuralını ihlal ettiklerinden kusurlu oldukları belirlenmiştir.
6. Sanık …’ün savunması; “Ben bu konuda soruşturma aşamasında da ifade vermiştim, bu ifadelerimi aynen tekrar ederim, maktul benim arkadaşım olur, kendisi ile birlikte motosiklet ile gezmeye çıkmıştık, olayın meydana geldiği noktada … benim 15-20 metre önümde gidiyordu, bir anda yola bir traktör çıktı, ben o an …’nin traktöre çarptığını gördüğümü hatırlıyorum, sonra bende ani bir şekilde firene bastım, kullandığım motosiklet sağa yattı, bende düştüm ve yaralandım, dosyada bulunan raporları kabul etmiyorum, traktörü kullanan kişiyi görmedim, ben kalkmaya çalışırken traktör olay yerini terk etti, iddianamede bahsedildiği gibi iki motosikletin yan yana çarpması sonucu kaza olmamıştır, traktörün aniden mısır tarlasından yola çıkması neden ile kaza meydana gelmiştir, …’nin motorununda sağa doğru yattığını hatırlıyorum, ben olayının şokundaydım, suçsuzum, beraatıma karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum, dedi.
Soruşturma aşamasında alınan beyanı okundu; kısmi çelişki üzerine soruldu: Ben her ne kadar soruşturma aşamasına …’nin traktöre çarptığını söylemiş isem de, o anki psikoloji ile öyle demiş olabilirim, ben traktöre çarptığını hatırlıyorum, tam olarak bir şey söyleyemeyeceğim, ancak kazaya traktör sebep olmuştur, dedi.” şeklindedir.
7. Tutanak tanığı …’nun beyanı “Bana anlattığınız olayı anladım, ben … İlçe Jandarma Trafikte görevliyim,olay tarihinde trafik kazası nedeni ile olay yerine gitmiştim, gittiğimde bütün tespitlerimi kaza tespit tutanağına aktardım, kaza tespit tutanağında da gösterdiğim gibi ölen … idaresindeki … plakalı motosiklet yol ortasında bulunan yol şerit çizgisine yakın bir şekilde ve sağ şeritte seyrettiği, aynı şekilde sanık …’ün idaresinde olan … plakalı motosikletin aynı istikamette ilerlediği, ancak yol ayrım çizgisinin solunda bulunduğu, (karşı şerit araçlarının yolu üzerine), belli bir firen izlerinden sonra iki motosikletin yol şerit çizgisinin tam üzerinde birleştiği, kazanın bu şekilde meydana geldiği, sanığın vücudunda ki yaralanmaların sağ tarafta gerçekleştiği de dikkate alındığından kendisinin sağında bulunan bir cisme çarparak yaralandığı ve her iki motosikletin orta çizgide çarpıştığının doğrulandığını tüm tecrübelerimden çıkarmış bulunmaktayım, ayrıca olay yerine gündüz vakti de gittim ve yeniden ölçüm yaptım, bu raporu da dosyaya sunmuştum, her ne kadar sanık tarafından ölen şahsın motosikletinin bir traktöre çarpması sonucunda kazanın meydana gelmiş olduğunu belirtmiş ise de, söz konusu motosikletin traktöre çarpması durumunda en fazla 1-2 metre sağa veya sola savrulabileceği, ancak kaza tespit tutanağında da gösterdiğim şekilde kazaya karışan motosikletlerin çarpışma yerinden çok uzağa savruldukları anlaşılmaktadır, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi.” şeklindedir.
8. Tanık … ‘ün keşifte alınan beyanı; “Bana anlattığınız olayı anladım, ben kazanın nasıl meydana geldiğini bilmiyorum, ben olay yerine kazadan 20-25 dakika sonra geldim, biz maktul ile sanığı kaza yerinden biraz ilerideki petrolde bekliyorduk, uzun bir süre geçmesine rağmen gelmemeleri nedeni ile şüphelendik ve kaza yaptıklarını düşünerek yanımda … …, …, … ile birlikte geldik, geldiğimizde kaza olmuştu, … yolun ortasında hareketsiz yatıyordu, …’ta …’nin etrafında ne yaptığını bilmezcesine geziyordu, biz hemen müdahale ettik ve ambulans çağrılmıştı ancak henüz gelmemişti, olay yerine ambulans geldi ve …’i götürdü, bende ikinci bir ambulans istedim ve …’ı gönderdim, kaza sonrasında yoldan geçen araçların güvenliğini sağlamak adına …’ın kullandığı motosikleti aldık ve yolun ortasına getirdik, bunu yapmaktaki amacımız yol güvenliği sağlamak ve yerde yaralı olarak yatmakta bulunan …’ye başka araçların çarpmasını engellemekti, …’ın motorunun park lambalarını yaktık ve yola bıraktık, ambulansların gelmesine ve yaralıları almasına müteakip yolun ortasında bulunan …’a ait motosikleti kaldırdık ve yolun sol tarafına … ile birlikte bıraktık, ben kaza anını görmediğim için olaya karıştığı iddia edilen traktöre dair bir şey bilmiyorum, ancak ben geldiğimde kaza mahalline yaklaşık 200-250 metre ileride bir traktör görmüştüm, ancak kime ait olduğunu bilmiyorum, o anda kazaya traktörün sebep olduğunu bilmediğimiz için onun yanına gitmedik, traktör ilk ambulans geldiğinde yerinde duruyordu ancak ikinci ambulansın gelmesine müteakip bulunduğu yerden ayrıldı, biz olay yerine ilk geldiğimizde …’a ne olduğunu sorduğumda … ‘’ önümüze bir traktör çıktı, kaza meydana geldikten sonra da karşıya geçti ‘’ dedi, biz olay yerine geldiğimizde maktulün ve sanığın kullandığı motosikletler kazanın meydana geldiği ve ana yola bağlantısı bulunan sağdaki yolun yaklaşık olarak …’nin motosikleti 75 Metre, … motosikleti ise 25-30 metre ileride yolun sağında devrilmiş vaziyette duruyordu, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir” şeklindedir.
9. Tanık …’in keşifte alınan beyanı; “Bana anlattığınız olayı anladım, ben kazanın nasıl meydana geldiğini bilmiyorum, ben olay yerine kazadan 20-25 dakika sonra geldim, biz maktul ile sanığı kaza yerinden biraz ilerideki petrolde bekliyorduk, uzun bir süre geçmesine rağmen gelmemeleri nedeni ile şüphelendik ve kaza yaptıklarını düşünerek yanımda …, … ve … ile birlikte geldik, geldiğimizde kaza olmuştu, … yolun ortasında hareketsiz yatıyordu, …’ta …’nin etrafında ne yaptığını bilmezcesine geziyordu, kaza sonrasında yoldan geçen araçların güvenliğini sağlamak adına …’ın kullandığı motosikleti bulunduğu yerden yani yolun sağ tarafından aldım ve yolun ortasına getirdim, bunu yapmaktaki amacımız yol güvenliği sağlamak ve yerde yaralı olarak yatmakta bulunan …’ye başka araçların çarpmasını engellemekti, …’ın motorunun park lambalarını yaktık ve yola bıraktık, ancak motosikleti yolun soluna kimin bıraktığını görmedim, ben kaza anını görmediğim için olaya karıştığı iddia edilen traktöre dair bir şey bilmiyorum, ancak ben geldiğimde kaza mahalline yaklaşık 20-30 metre ileride bir traktör görmüştüm, ancak kime ait olduğunu bilmiyorum, biz olay yerine geldiğimiz sırada motor çalışmıyordu, bizi fark etmiş olacak ki traktörü çalıştırdı ve ışıklarını yakmadan olay yerinden biraz daha ileriye gitti, sonra ışıklarını açtı ve gözden kayboldu, biz olay yerine ilk geldiğimizde …’a ne olduğunu sorduğumda … ‘’ önümüze bir traktör çıktı, kaza meydana geldikten sonra da karşıya geçti ‘’ dedi, biz olay yerine geldiğimizde maktulün ve sanığın kullandığı motosikletler kazanın meydana geldiği ve ana yola bağlantısı bulunan sağdaki yolun yaklaşık olarak …’nin motosikleti 75 metre, … motosikleti ise 25-30 metre ileride yolun sağında devrilmiş vaziyette duruyordu, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir” şeklindedir.
10.Tanık …’in keşifte alınan beyanı; “Bana anlattığınız olayı anladım, ben kazanın nasıl meydana geldiğini bilmiyorum, ben olay yerine kazadan 20-25 dakika sonra geldim, biz maktul ile sanığı kaza yerinden biraz ilerideki petrolde bekliyorduk, uzun bir süre geçmesine rağmen gelmemeleri nedeni ile şüphelendik ve kaza yaptıklarını düşünerek yanımda …, … ve … ile birlikte geldik, geldiğimizde kaza olmuştu, … yolun ortasına yakın bir şekilde hareketsiz yatıyordu, …’ta …’nin etrafında ne yaptığını bilmezcesine geziyordu, kaza sonrasında yoldan geçen araçların güvenliğini sağlamak adına …’ın kullandığı motosikleti bulunduğu yerden … kaldırdı, yolun ortasına çıkarttı, bir süre sonra motosikleti sanığın kardeşi … motosikleti aldı ve yolun sol tarafına bıraktı, ancak biz geldiğimizde motosikletler yola bağlantısı bulunan tali yola yaklaşık olarak 50 metre ileride …’nin motosikleti, 20-30 metre ileri de …’ın motosikleti bulunuyordu, ben geldiğimde olay yerinde traktör olup olmadığını bilmiyorum, ben olayın heyecanı ile ne yaptığımı bilmiyorum, sonrasında ben gelen ambulans ile olay yerinden ayrıldım, ondan sonra ne olduğu bilmiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık … beyanında na anlattığınız olayı anladım, ben olay günü köyde kahvede oturuyordum, köylüler arasında konuşlarken Kara …’in traktörüne bir motosikletin çarptığını, bu nedenle bir kaza olduğunu duydum, oradaki insanlar kendi aralarında konuşuyordu, ben belli bir şahıstan duymadım, sonrasında 156’yı arayarak konuyu bildirdim, benim kazayı görmüşlüğüm yoktur, ben Kara … isimli şahsı tanımam, kazayı yapanın yeğenim olduğunu o anda bilmiyordum, sonrasında öğrendim, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi.” şeklindedir.
11. Tanık … ‘ün beyanı “Bana anlattığınız olayı anladım, olay günü ben abimin arkasında binerek motosikleti ile petrole gitmiştim, yanımızda diğer arkadaşlarımızda vardı, biz petroldeyken … ve … yarış yapmak üzere yanımızdan ayrıldılar, geri dönmeleri uzun sürünce kuşkulandık ve yola doğru geldik, kaza yaptıklarını düşündük, geldiğimizde kaza meydana gelmişti, … yolun ortasındaydı, motosikleti de yol üzerinde bulunan köprünün az ilerisinde yolun sağ tarafında devrilmiş bir vaziyette duruyordu, abimin motosikleti ise alembey köyüne giden tahliye yolunun ortasında ana yolun sağ tarında duruyordu, yani her iki motosiklette ana yolun sağ tarafında yolun kenarındaydı, abimin motoru …’nin motorundan daha gerideydi, arabalar tehlikeli bir şekilde yoldan geçtiği için önlem amacıyla olay yerinde bulunan … abime ait motosikleti aldı ve yolun ortasına getirdi, dörtlüleri yaktı, sonra olay yerine ambulans geldi ve …’yi götürdü, sonra da bir ambulans daha geldi ve abimi aldı, bende yolun ortasında duran motosikleti yolun sol tarafına götürdüm ve solunun üstüne bıraktım, daha sonra bizde bir vatandaş tarafından hastahaneye getirildik, ondan sonra olay yerinde ne yaşandığını bilmiyorum, biz … ile abimin yarışacağından dolayı petrole toplanmıştık, diğer arkadaşlarda yarışacaklarını biliyorlardı, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi.” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Kaza tespit tutanağı ve kovuşturma aşamasında düzenlenen keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli 2014/500 Esas 2015/586 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.