Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26220 E. 2022/12905 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26220
KARAR NO : 2022/12905
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar …, …, …, … ve … vekili Av. … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 18.09.2013 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kesinleşen hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 24.09.2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … vekili Av. … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.09.2019 gün 2016/10720 E. 2019/5248 K. sayılı ilamında; “…Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi(TBK 56. mad) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.Yukarıda belirtilen hususlar, kusur durumu ve meydana gelen zararın ağırlığı da gözönüne alınarak davacı anne … ile baba … için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir…” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kesinleşen hususlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, söz konusu karar davacılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılar … ve …’dan alınmasına 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.