YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33205
KARAR NO : 2023/5400
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 Tarihli ve 2012/283 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 …, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 maddesinin beşinci, sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından belirlenecek yerde masrafı ve 1 yıllık bakımı sanık tarafından karşılanmak suretiyle ve yine sanık tarafından 50 adet ağaç dikme şeklinde yükümlülüğün denetimli serbestlik tedbiri olarak yüklenmesine,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 maddesinin beşinci, sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından belirlenecek yerde masrafı ve 1 yıllık bakımı sanık tarafından karşılanmak suretiyle ve yine sanık tarafından 50 adet ağaç dikme şeklinde yükümlülüğün denetimli serbestlik tedbiri olarak yüklenmesine karar verilmiş ve söz konusu kararlar itiraz edilmeksizin 27.02.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.05.2015 tarihli ve 2015/181 sayılı yazısı ile, sanığın denetimli serbestlik kararına uymadığı bildirildiğinden, Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 Tarihli ve 2015/231 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 …, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2021 tarihli ve 2016/317300 sayılı gerekçesizlik sebebiyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanık … …’nun suça konu Halkbankası Opera/Ankara Şubesine ait 08.09.2011 keşide tarihli, 24.000 TL bedelli, … Elektrik Ltd.Şti emrine düzenlenmiş kopya çeki, tahsil için Akbank Siverek Şubesine ibraz ettiğinde sahte olduğunun tespit edildiği, yapılan soruşturmada temyiz dışı sanık …’nin alınan savunmasında suça konu çeki temyiz dışı sanık … …’dan aldığını beyan ettiği temyiz dışı sanık … …’nın alınan savunmasında ise suça konu çeki sanık …’dan aldığı yönündeki savunması üzerine sanık … ve temyiz dışı sanıklar … … ve … … hakkında suça konu sahte çeki tedavüle koymak suretiyle haksız menfaat elde etmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 Tarihli ve 2012/283 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile temyiz dışı sanıklar … … ve … … hakkında delil yetersizliğinden beraat, sanık … hakkında müsnet suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği, temyiz ve itiraz edilmediğinden verilen kararların 27.02.2015 tarihinde kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında özetle, … … isimli şahsı arkadaşı Suphi Karasal’ın dayısı olması hasebiyle tanıdığını, daha önce simsarlık yapan bu şahıstan 21.750 TL bedel karşılığında koyun satın aldığını, koyun alım-satımından önce aralarında 21.750 TL bedelli senet düzenlediklerini, elden parayı …’e verdiğini, ancak arkadaşının senedi daha sonra getiririm demesine rağmen daha sonradan senedin yırtıldığını söyleyerek getirmediğini, suça konu çek ile bir ilgisinin bulunmadığını ve …’e çek vermediğini beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık … … aşamalarda alınan savunmalarında özetle, sanık …’a kırka yakın koyun satttığını, koyunları vermeden önce kendisinden suça konu çeki teminat olarak aldığını, daha sonra aldığı bu çeki satın almış olduğu 40 koyunun karşılığı olarak …’ye verdiğini, …’den çekin karşılıksız çıktığını öğrenmesi üzerine zararını karşıladığını, sanık …’tan parayı almak istemiş ise de başarılı olamadığını beyan etmiştir.
5. Temyiz dışı sanık … … aşamalarda alınan savunmalarında özetle, sanık … …’ya 40 tane koyun sattığını, bunun karşılığı 24.000 TL bedelli suça konu çeki kendisinden aldığını, sonrasında bu çeki ödeme için bankaya sunduğunda karşılıksız çıktığını öğrendiğini ve çek bedelini sanık …’den aldıığını beyan etmiştir.
6. Sanık …’ın savunmasında bahsettiği tanık …’ın beyanının alınması için ara karar kurulmuş ise de; tanığa ulaşılamaması ve dosyanın gelmiş olduğu aşama dikkate alınarak, tanığın beyanının alınmasından vazgeçilmesine ilişkin ara karar kurulduğu tespit edilmiştir.
7. Suça konu çek ile ilgili olarak;
a.)Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünce tanzim edilen 26.04.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre; keşide tarihi olarak gözüken 08.09.2011 tarihinde (9) rakamındaki kalem ve mürekkebin diğer rakamlardan farklı özellik taşıdığı ve bu rakamda silinme emarelerinin mevcut olduğu,bu tahrifatın aldatma niteliğinin bulunduğu,2.ciranta imzasının sanık … … eli ürünü olduğu, 1. ciranta imzasının … …, … … ve … elllerinden çıkmadığı,
b.)Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünce tanzim edilen 02.11.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu çekin tümden sahte olarak üretildiği, aldatma niteliğinin bulunduğu, çekteki tanzim yazılarının müşteki … eli mahsülü olmadığı, bu imzanın imza taklit edilmek suretiyle sahte olarak atıldığı, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının şüpheliler … …, … … ve …’ın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik özellik tespit edilemediği,
c.)Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünce tanzim edilen 03.12.2014 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu çekin ön yüzündeki tanzim yazıları ve atılı olan keşideci imzası, yine arka yüzündeki ikinci ciranta yazısı ve atılı olan üç adet ciranta imzaları ile sanığın mukayese yazı ve imzaları arasında kaligrafik tanı unsurları yönünden benzerlik ve irtibat tespit edilemediğinin rapor edildiği tespit edilmiştir.
8. 07.05.2013 tarihinde yapılan mahkeme gözleminde, suça konu çekin tarih, keşide yeri, keşideci imzası, bedeli ve havi olduğu evrak kalite ve niteliği itibariyle T.T.K çerçevesinde çek için ön görülen zorunlu unsurlara havi olduğu, gerçek bir belge görünümünü gösterdiği, arka tarafında ciranta ad ve imzalarının bulunduğu gözleminin tutanağa geçirilmiş olduğu tespit edilmiştir.
9. Mahkemece, sanık …’in, sanık …’ın beyanlarını doğrular şekilde aralarında ticari ilişkinin bulunduğu ve ticari ilişkiye dayanarak sanık …’tan suça konu çeki aldığını ve bu çeki ödemeleri nedeniyle diğer sanık …’ye verdiğini beyan ettiği, sanık …’in ticari hayata uygun beyanlarına itibar edilmesinin gerektiği, sanık …’ın ise … ile olan ticari ilişkisinden dolayı suça konu çeki …’e verdiğini dolaylı şekilde ikrar ettiği ve bu çekin eline nasıl geçirdiğini açıklayamadığı gerekçesiyle atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmiş olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının c bendi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.02.2015 tarihinden denetimli serbestlik kararının ihlal edildiği, 04.04.2015 tarihine kadar zamanaşımı süresinin durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A. Tebliğname Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 … maddesinin üçüncü fıkrası 5271 sayılı Kanun’un 34 ve 230 uncu maddelerine uygun olarak iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazıldığı, kanıtların tartışılarak değerlendirildiği, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin belirtildiği anlaşılmakla, hükmün gerekçesiz olduğundan bahisle bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
A. Suça konu kopya çekin sanık tarafından temyiz dışı sanık …’den alınan koyunlar karşılığında tedavüle sokulduğu, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, suça konu çekte sanığın cirosunun bulunmayışı, aşamalarda alınan ekspertiz raporlarında çek üzerinde yazı ve imzaların eli ürünü olmadığının rapor edilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1.Suça konu çekte lehtar olarak görünen ve cirosu bulunan … Elk.Ltd. şirketi yetkilisinin adres bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi, sanığı ve temyiz dışı sanıkları tanıyıp tanımadıkları, suça konu çekin kendileri tarafından ciro edilip edilmediğinin sorulması, gerekirse ciro imzasının aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2. Sanığın savunmasında bahsettiği ve kimlik bilgileri tespit edilerek gerçek şahıs olduğu anlaşılan …’ın adresinin etraflıca araştırılarak, tanık sıfatıyla dinlenmesi, sanık savunması okunarak, suça konu çek ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden,
a.)Gerekçede, sanık …’ın temyiz dışı sanık …’den satın aldığı koyunlar karşılığında suça konu çeki vererek haksız menfaat elde ettiğinin kabul edilmesi nedeniyle suç tamamlandığı halde teşebbüs hükümleri uygulanarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
b.)5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında; sanığın eylemi neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 24.000 TL’nin iki katı olan 48.000 TL için 2400 gün adli para cezası belirlenip 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 20,00 TL ile çarpılarak 40.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken 40 TL belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 Tarihli ve 2015/231 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.