YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23439
KARAR NO : 2022/15180
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.11.2022 Salı günü davalı … vekili Av. … geldi, davacılar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 22.08.2018 tarihinde davacıların destek kızları … ve …’in, davalılardan …’in sevk ve idaresindeki, diğer davalının işleteni olduğu araçta yolcu olarak bulunduklarını, tek taraflı gerçekleşen trafik kazasında destek yolcuların vefat ettiğini, davalılardan …’in kusuru ile kazaya sebep olduğunu, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ederek, davacı anne … yönünden kızları … ve …’in ölümü nedeniyle ayrı ayrı 75.000,00 TL’den 150.000,00 TL; davacı baba … yönünden kızları … ve …’in ölümü nedeniyle ayrı ayrı 75.000,00 TL’den 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davacı …’in kızı …’in vefatı sebebi ile 75.000,00 TL, davacı …’in kızı …’in vefatı sebebi ile 75.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL; davacı …’in kızı …’in vefatı sebebi ile 75.000,00 TL, davacı …’in kızı …’in vefatı sebebi ile 75.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL manevi tazminatın 22.08.2018 tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK madde 334 de “(1) kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı …’in yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3- Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
a) Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, destekler davalı …’in sevk ve idaresindeki araçta yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davalı araç sürücüsü …’in, davacıların destekleri ile aynı yöne gidecek olması nedeniyle, destek kardeşlerin ricası üzerine kendilerini evden aldığı ve birlikte seyahat ettikleri anlaşılmaktadır. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tarafların akraba olması nedeniyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. Taraflar yakın akraba olmayıp olay günü davalı sürücünün hatır için destek yolcuları taşıdığı anlaşılmakla olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile davalı … yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarından matematiksel bir oranda olmamak üzere hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; kaza tespit tutanağına göre destek yolcuların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı belirsiz ise de, ceza soruşturma aşamasında ifadesi alınan bu aracı arkadan takip eden …’un, kazadan sonra ön koltukta ve arka koltukta oturan destekleri üst üste vaziyette gördüğünü beyan ettiği, davalı sürücü …’in savunmasında kendisi de dahil emniyet kemerlerinin takılı olmadığını ifade ettiği, otopsi raporlarında desteklerin ayrı ayrı künt kafa travmasına bağlı vefat ettiklerinin baş ve boyun bölgelerinde çökme olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, destek yolcuların olayda emniyet kemerlerinin takılı olmadığı ve baş bölgesinden aldıkları darbeye bağlı vefat ettikleri kabul edilerek, davalı … yönünden belirlenen tazminat miktarlarından matematiksel bir oranda olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin adli yardım talebinin KABULÜNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3/a-b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca davalı … lehine BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.