YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6032
KARAR NO : 2022/15109
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av…. tarafından, davalı … vd. aleyhine 13/02/2014 gününde verilen dilekçe ile TMK m. 1007’ye dayalı rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/02/2017 günlü karara karşı davacı vekili ve davalılardan … vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/01/2018 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan … ve … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalılardan …’ın Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/692 Esas 2002/665 Karar sayılı veraset ilamını değiştirerek tek mirasçıymış gibi sahte veraset ilamı düzenlediğini, 1988 olan doğum tarihini 1987 olarak tahrif ederek sahte nüfus cüzdanı ile birlikte davaya konu bağımsız bölümü 24/10/2005 tarihinde Hasibe Kuzu isimli şahsa sattığını, taşınmazın satılmasından dolayı zarara uğrayan diğer mirasçılar tarafından Hazine aleyhine Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi gereğince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, 26/07/2013 tarihli ödeme emri belgesine istinaden 70.838,32 TL ödendiğini, zarardan eylemi gerçekleştiren … ile tapu sicil müdürü … ve diğer görevliler … ve …’ün sorumlu olduğunu belirterek ödenen bedelin rücuen tahsilini istemiştir.
Davalılardan … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yaptığı işlemin diğer memurlar olan VHKİ memuru ile tapu müdürünün denetim ve onayından geçerek geçerlilik kazandığını, sorumluluğu olmadığını, kesinleşen ilamın icraya konulmasından davacının sorumlu olduğunu, …’ın sahte mirasçılık belgesi düzenleyerek işlemin yapılması nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacının … ve taşınmazı satın alan kişiye karşı dava açmayarak zararın doğmasına sebebiyet verdiğini, mirasçılık belgesinin aldatma kabiliyeti bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, veri hazırlama kontrol işletmeni olduğunu, görev gücünün üstünde görev verildiğini, ön başvuru ve ön inceleme görevi bulunmadığı halde sorumlular arasına konulduğunu, sorumluluğun emri verene ait olduğunu, 8 yıllık zamanaşımı süresinde soruşturma yapılmadığını, kusuru olmadığını, …’dan eylemi ile illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan … vekili, personel arasında iş bölümünün yazılı olarak tebliğ edildiğini, kontrol ve denetim görevini devrettiğini, akdi gerektiren resmi senedin düzenleneceğini, son olarak müdür ve düzenleyen memurun imza edeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının adının karar başlığında eksik yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve aşağıda dökümü yazılı 1.938,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’den alınmasına 22/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.