Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/2399 E. 2010/6979 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2399
KARAR NO : 2010/6979
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

…’yı kasten öldürmekten ve yağmaya teşebbüsten sanık …, işbu öldürme suçuna yardımdan sanık …, …’yı yaralamaktan sanık …’un yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (KAYSERİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.04.2009 gün ve 258/138 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Dosya kapsamından; sanık …’in maktülden haraç olarak para istediği, maktülün haraç vermediği, bunun üzerine sanık …’in yanında çalışan …’ı maktülü vurması için azmettirdiği, sanık …’ın da maktülü bıçakla vurarak öldürdüğü olayda; sanık …’ın, sanık …’in haraç almak amacıyla maktülün işyerine gittiğini bildiğine ve yağmaya teşebbüs suçuna katıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanık …’ın yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma öneren görüş benimsenmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve…’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık …’ın kasten öldürme suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede CMK.nun 138. maddesine aykırı davranıldığına, yetersiz gerekçeye, eksik soruşturmaya, sübuta, TCK.nun 29 ve 62. maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişen, sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanık … müdafiinin sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, verilen cezada TCK.nun 62. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık …’ın kasten öldürme suçu yönünden, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına ONANMASINA,
B) Oluşa, dosya içeriğine ve kabule göre; olay tarihinden önce sanık …’in, maktül ile birlikte lokanta işleten müşteki …’e her Cumartesi günü haraç olarak 1500 TL. para istediğini bildirdiği, …’in bu görüşmeyi maktüle anlattığı, olay
günü sanık … ile müşteki …’in cep telefonuyla konuştukları sırada …’in parayı almak için işyerine geleceğini söylemesi üzerine …’in olayı polise bildirdiği, sanık …’in geleceğini ortağı olan maktül …’a da söylediği, kısa bir süre sonra sanık …’in yanında diğer sanıklar … ve … olduğu halde maktülün işyerine geldiği, maktülün sanık … ve arkadaşlarının yanına gelerek işyerini terketmelerini istemesi üzerine sanık …’in azmettirmesi ile sanık …’ın maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda;
a) Sanık …’in eyleminin yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak maksadıyla öldürmeye azmettirme ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarını oluşturduğu ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 82/1-h, 149/1 ve 35 maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 148/1 ve 35. maddeleri gereğince hüküm kurulması,
b) Sanık …’nın yaralama suçu yönünden;
Sanık müdafiinin 02.07.2009 tarihli dilekçesi ve eki nüfus kayıt örneğinde, sanığın 09.05.2009 tarihinde öldüğü belirtilmekle, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözönüne alındığında sanık … müdafiinin tahliye talebinin reddine, aleyhe temyiz olmadığından sanık … yönünden CMUK 326 maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
26.10.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukatlar … ve … ’ın yokluklarında 04.11.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.