Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17055 E. 2023/2669 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17055
KARAR NO : 2023/2669
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlreinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/129 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/479 Esas, 2018/329 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, suç tarihinin “2017 ve öncesi” yerine “10/04/2017” şeklinde yazılması yönünden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2021 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak,
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Sanığın cemaat olarak bilindiği dönemde dini duygularla hareket ettiğine,
4. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
5. ByLock kullanmadığına,
6. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
7. Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının içeriğinin sanık ile irtibatı araştırılmadan sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun kabul edildiğine,
8. Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asyadaki hesap hareketlerinin, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
9. Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
10. Dosyadaki beyanların çelişkili, soyut ve gerçeğe aykırı olduğuna,
11. Çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine,
12. Sanığın savunmasının ilk celse müdafi bulunmaksızın alındığına,
13. Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamının hatalı değerlendirildiğine,
14. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine ve temyiz dilekçleerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın adına kayıtlı (…) (…) (22) (16) numaralı GSM hattı üzerinden ByLock Ip’lerine 18/08/2014 tarihinden itibaren birden çok kez bağlandığı, bylock baz bilgisinin yoğunlukla Manisa ilindeki bazlar olduğunun görüldüğü, söz konusu GSM hattının 35562605618548 IMEI nolu cihaz ile kullanıldığı, bylock sorgu sonucu raporuna göre sanığın kendisine ait söz konusu gsm hattı üzerinden 35562605618548 IMEI nolu cihaz ile bylock programına bağlandığının tespit edildiği, sanık adına kayıtlı olan 553 (…) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden ve 101328100884@fiber nolu ADSL üzerinden kullanılan bylock programına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın kullanımında olan bylock programına tahsis edilen ID nosunun 27581 olduğu, bağlanan kişinin kullanıcı adının “zepzeki” şifresinin “19868660A.” tespit edilebilen tarihe göre 09.11.2014-16.04.2015 tarihleri arasında kullanıldığı, yine sanık adına kayıtlı olan 553 429 22 16 nolu GSM hattı üzerinden kullanılan bylock programına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın kullanımında olan bylock programına tahsis edilen ID nosunun 272776 olduğu, bağlanan kişinin kullanıcı adının “8691” şifresinin “19919146A.” adının “Zafer” olduğu, tespit edilebilen tarihe göre 19.12.2014-19.05.2015 tarihleri arasında kullanıldığı, sanığa ait GSM hattı üzerinden kullanılan by-lock programına tahsis edilen 272776 ID nosunu ekleyenlerden Abdurrahman K. isimli by-lock kullanıcısının söz konusu ID’yi “Manisa Zafer Ü” ismi ile eklediği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın doğum yılının 1986 olduğu, sanığın doğum yılına (1986) kullanmış olduğu her iki by-lock programının kullanıcı profil bilgilerinde yer verdiği, yine sanığın eşinin doğum yılının 1991 olduğu, sanığın eşinin doğum yılına “272776” ID nosu ile kullanmış olduğu ByLock programının kullanıcı profil bilgilerinin şifresinde yer verdiği, ayrıca sanığın doğum yılı olan 86 ve eşinin doğum yılı olan 91’i 272776 ID nosu ile kullanmış olduğu by-lock programının kullanıcı profil bilgilerinde kullanıcı adı olarak belirlediği, bu itibarla savunmalarına itibar edilmediği, Bank Asyada bulunan hesabına ilişkin hesap hareketlerini gösterir 25.12.2017 tarihli bilirkişi rapor içeriği incelendiğinde; Bank Asyadaki hesabını 25/03/2004 tarihinde açtığı, bahsi geçen hesabın hesap bakiyesinin 31.12.2013 tarihi itibari ile 0,00 TL olduğu, örgüt lideri Fettullah Gülen’in yapmış olduğu ilk çağrıya denk gelen tarih olan 15.01.2014 tarihinde bahsi geçen bankadaki katılım hesabına 13.753,14 TL değerinde hurda altın vererek vadeli altın mevduat katılım hesabı açtırdığı, hesap bakiyesini yükselttiği gözetilmekle, sanığın ByLock programını kullanmak ve örgüt ile iltisaklı bulunan Bank Asyaya daki hesabına örgüt liderinin talimatı üzerine çağrı dönemi içerisinde para yatırmak şeklindeki eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, suç tarihine dair düzeltme sebebi dışında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra dosyaya gelen ve sanığın jandarma mahrem yapılanmasında mahrem imam olduğunu, operasyonel hat kullandığını, ardışık ve tekil sabit hat arama kayıtlarının bulunduğunu gösteren deliller kapsamında, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekir iken eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz başvurusu bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Sanığın üçüncü celsede ilk savunması müdafi hazır bulunmaksızın alınmış ise de, bir sonraki celseden itibaren barodan atanan müdafi eşliğinde duruşmalara katılıp beyanlarını sunduğu, tahliye edildikten sonra karar celsesine mazeretsiz şekilde katılmadığı, ancak karar celsesinde sanığın zorunlu müdafinin esas hakkında savunmaları alındıktan sonra usule uygun şekilde sanığın son sözü yerine geçmek üzere sanık müdafine son söz hakkının tanındığı gözetildiğinde, sanığın ilk savunmasının müdafi eşliğinde alınmamasının savunma hakkını kısıtlamadığı anlaşıldığından, bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY’nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de (Bank …) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, ByLock sorguları, CGNAT kayıtları, sanığın kişisel bilgileriyle uyumlu 27581 ID numaralı ve 272776 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, Bank … hesap kayıtları ve bu kayıtlara ilişkin düzenlenen Bilirkişi Raporu ve sair deliller itibarıyla, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgüt liderinin talimat vermesinden sonra önceki bankacılık işlemleriyle bağdaşmayacak şekilde Bank Asyada hurda altın almak ve katılım hesabı açmak suretiyle bakiye artırımında bulunarak örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonra da eylemlerine devam ettiği belirlenen, İlk Derece mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/479 Esas, 2018/329 sayılı Kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.