YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1353
KARAR NO : 2011/2741
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 50/1-a, 52/4 maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık savunması, katılan beyanı ve soruşturma aşamasında beyanı alınan tanıklar Hasan Körük ile Bülent Kenger’in anlatımlarının olayın meydana geliş şekli bakımından farklı içerikte olduğu dikkate alınarak, sanık, katılan ve tanıklar da hazır olacak şekilde mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp olayın meydana geliş şekli kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlendikten ve tarafların kusur durumu saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de:
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü ve aynı Kanunun 50/2. maddesine göre seçenek cezalardan tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeksizin sanığa hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi,
3- 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi,
4- Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan yararına 250,00 TL yerine 175 YTL eksik vekalet ücretine hükmolunması,
5- Sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.