Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9768 E. 2022/13342 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9768
KARAR NO : 2022/13342
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat davasının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.04.2019 günlü karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince verilen 14.01.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; 04/03/2017 tarihinde davacıların destekleri/oğullarının idaresindeki araca, asıl davada davalıların işleteni ve sürücüsü, birleşen davada davalı … şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu belirterek, her bir davacı için 200.000,00’er TL manevi tazminatın asıl dosya davalılarından olay tarihinden, birleşen dosya davalısından asıl dosyada 27/12/2017 tarihinde yapılan ihbar tarihinden itibaren ticari faiziyle ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan tahsilini istemiştir.
Asıl davada davalılar davaya cevap vermemiş, davalı … 21/11/2017 tarihli duruşmadaki beyanında aracın kaskolu olup manevi tazminatın teminat kapsamında olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı … vekili; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu belirtilerek; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 50.000,00’er TL manevi tazminatın 04/03/2017 tarihinden (birleşen dosya davalısı yönünden 26/01/2018 tarihinden itibaren) yasal faizi aşmamak koşulu ile ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; karar, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olay tarihi, desteğin yaşı, davacılara olan yakınlığı, davalı sürücünün tam kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.